Uzun zamandır böyle yazmadım galiba. Yazalım madem. Malum tez aşamasına geçtim ben. Konu olarak da 1960 askeri müdahalesi ve devamındaki gelişmeler doğrultusunda CHP'deki dönüşümü seçtim. Ama ısınamadım, belki değiştiririm. 1980'e dönesim var bilemiyorum. Hastane koşturmacalarından odaklanamadım hiç zaten.Netteki üyeliklerimi bir bir kapatıyorum ne bulursam. Sanırım bir Twitter bir de Facebook kaldı. Facebook demişken, baktım herkes Facebook sayfası açıyor blogu için, dedim ben de açayım, yazıları falan paylaşırım. Öyle eğleniyorum işte. Bakın burası. Siz de girin.
Fiat'ın ve Tadım'ın yeni reklamları çok çok güzel. İçerik olarak da benzemiş zaten. Tarih ilerliyor, görüntü kalitesi ve şarkı değişiyor. Günümüze kadar yepyeni haliyle gelmiş oluyor ürün. Ayrıca Hit The Road Jack şarkısının ve Çıt Çıt Çedene türküsünün hakkını vermeden geçmeyelim (Barış Manço versiyonu tabii ki.).
Ayrıca reklamdan bahane, Tadım'a da e-posta attım. Özetle,
Parklara, sahillere ve benzer halka açık "zaman geçirme" bölgelerine baktığımda, genelde çok acı bir şekilde yerlerde tepeleme olmuş çekirdek kabuklarıyla karşılaşmaktayım. Bu sebeple acaba, kabuklu ürünlerinizin içine maaliyeti düşük bir küçük çöp poşedi veya kağıdı koymanız mümkün olabilir mi?
Aynı şekilde paketlerin görünür bir yerinde ufak da olsa, "Kabukları lütfen çöpe atınız." gibi bir uyarı olması mümkün müdür?
dedim. Onlar da bana,
Tüketicilerimizden gelen her türlü bilginin, sistemimiz için sürekli iyileştirme verisi olarak değerlendirildiğini bilmenizi rica ederiz. Bu kapsamda önerinizin de ilgili departmanlara iletileceğinden emin olabilirsiniz.
dediler. İleride bunları görürseniz, benim sayemde olmuş olacak, ya n'aber?
Annem anlattı az önce. Çocukluğunda, 10 yaşındayken falan, "Gezici Migros Kamyonları" diye bir şey varmış. Koca kamyon bazı merkezlerde belirli gün ve saatlerde gelir dururmuş, satış yaparmış. Durduklarında da "Migrooss!" diye bağırırlarmış. Çok zekice ama. O günün şartlarına göre harika bir sistem. İnternet'ten baktım, şurada anlatmışlar bayağı. Hoş.
Bu arada, Kimim Ben? yazısını değiştirdim. Fazla soğuk geldi bir an. Aslında blog da oldukça resmi duruyor. Biraz değişiklik yaptım. Biliyorum yukarıdaki resimin kalitesi düşük, ayarlayacağım bir şeyler. İlerleyen günlerde de İzlediklerim ve Dinlediklerim şeklinde iki ayrı yazı hazırlamayı düşünüyorum. Bunlarla beraber Kütüphane yazısını Okuduklarım olarak baştan gireceğim güncelleyerek.
Geçen Google Araçları'ndan bir iki rapora bakayım dedim. Onlarca çalınan yazımı buldum tesadüfen. Bildiğiniz kaynaksız falan eklemişler, özellikle forumlar. Çoğuyla iletişime geçmeye çalıştım ama nereye kadar tabii. Üzücü. Siz de beğendiğiniz yazılarınızın bir cümlesini alıp Google'da aratın, sonuç şok edici olabilir.
Heroes'un son bölümüne kadar geldim, yetiştim. İyice konusuz kalmış dizi. "Hadi bi daha kurtaralım dünyayı, hadi bi daha, bi daha heyoo!" Olmuş. LOST başlasın artık!
Uzun zamandır oyunculuk ajansına başvurmayı düşünüyorum, ama kime başvursam bilemedim. Gaye Sökmen ajans olabilir, bakalım.
Sigaradan da, sigara kokusundan da nefret ediyorum. Söylemiş miydim? Hele bir yere gidersiniz de, koku saçınıza kadar siner ya, of, evde çıldırıyor insan o kokudan sonra.
Önümüzdeki günlerde de düşüncelerimi dile getirdiğim çok uzun bir yazı ekleyeceğim. Hazır gibi.
Öyle işte.
Arşivden Rastgele Üç Yazı


9 Yorum:
Hadi bakalim:)öyle olsun.
Olsun Sünter Teyze. :)
Migros kamyonlarını ben de geçenlerde duymuş ve görmüştüm. Gerçekten çok ilginç. Acaba bunların seyyar satıcıdan farkı neydi, vergiyi nasıl veriyorlardı?
Sigara kokusundan ben de nefret ederim, zaten öyle içilen yerlerde durmadım pek. Ama şimdi öyle bir sorun kalmadı, kaldı mı? Tabi özel mülk dışında :)
su tezler bitecek mi:S
sigara konusunda cok haklisin insanın saclarina sigara kokusunun sinmesi cok igrenc birsey ama durum degisti iyiki..
Tadım önerini dikkate alırsa süper olur. :D
gezici migros kamyonlarını duymuştum ama ilk defa fotarafını görüyorum :)
MaFiAMaX,
Seyyar satıcı değil de, seyyar market demek daha doğru zaten. Kasa varmış, fiş kesiyorlarmış. (:
Kalmadı galiba evet. :)
kurabie,
Fena olmadı aslında evet. Tezler de bitmeli ama.
Finduilas,
Bence de süper olacak. :)
Rıfat Oruç,
Ben de ilk kez görmüş oldum. :)
Şimdi reklamlarda gördüm : Kabuk poşetini Papağan uzun zamandır kullanıyormuş. Rakiplerinin bu özelliğini görüp şimdiye kadar yapmamaları hata olmuş. Maliyet diyeceğim ama bildiğim kadarıyla pazarın çoğu Tadım'ın elinde.
Bak bilmiyordum bunu, iyiymiş. Onun da maliyeti nedir ki zaten? Marketler kilo kilo poşet dağıtıyor. (:
Lütfen ANONİM olarak yorum BIRAKMAYIN.
Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.
URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise 'http://' protokolü ile adresinizi yazın.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Yorumlar 200'ü geçmiş ise, "Yeni" sekmesine tıklayarak en son eklenen yorumları görebilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.