Şimdi sizlere iki haber sunuyorum. 1. haberimiz ve 2. haberimiz. Bu iki haberi iyice okuyalım ve arasındaki farkları bir düşünelim. Fazla da bir şey eklememe gerek yok sanırım. Sağlık sistemimizi ve sosyal devlet anlayışımızı bir hayli gözden geçirip, düzenlememiz gerekiyor. Birinin parmağı jetle hastaneye gelirken, diğeri parmağı elinde kapı dışarı ediliyor. Yazık gerçekten. Çok yazık. İnsan sağlığı cüzdan kalınlığına veya banka hesabı büyüklüğüne göre değerlendirilmemeli, buna bağlı olmamalı.Kimisine Cleveland yolu gözükür, kimisine SGK'ya bağlı devlet hastanesi. Devlet hastanesini beğenmiyor değiliz, ama sağlık arayan insanlara "kapı duvar" olmaması lazım ülkemizde artık.
Kısa bir yazıydı, söyleyeceklerim bu kadar!

6 Yorum:
ne yazıkkı boyle.
Söyle bir kanun olsa: Ülkeyi yönetenler sadece devlet hastaneleinde tedavi olabilir.
Hatta özele gitmeleri bile yasak olsa.Belki o zaman ancak cözülür bu saglik sorunu.
Türkiye bu yönden gercekten icler acisi.
Hele bir de büyük üc büyük sehirden birinde oturmuyorsan,hepten yandin.
Birde refakatci sacmaligi var.Yakini olmayan nolcak?
Ama bütün bu sorunlari yasayan halk neden hic, yada, yeterince sesini cikarmaz? hemde yillardir.
Mesela bir türban icin koparilan kiyamet neden daha önemli olan saglik icin koparilmaz?
sadece basina gelenin sesi cikiyor, o da genelde evde konu komsuya anlatiliyor.
Sevgiler
iyi de söyle birsey var sgkli olanlar zaten özel hastanelerde de tc kimlik numarasiyla muayene olabilir, film cektirebilir, mr cektirebilir, ilac yazdirabilirler. ben hep tc kimlik numaramla özele gidiyorum. 10 tl ödüyorum sonra ne gerekliyse yapiliyor.
ha 10 tl fazla mi, belki fazla olabilir bazen ama ben zaten Almanya'dayken de sigorta kartimla gittigimde 10 euro ödüyordum.
Öncelikle işbaşında bulunan, akp hükümetinden başlamalıyım. Bu güne kadar görmüş olduğumuz, sağ iktidarlar içinde, akp kadar tehlikeli olanına rastlanmamıştır. Bu güne kadarkiler, niyetleri olsa da, yapmak istediklerini sinsice yapmaya çalışırlardı. Bunlar ise, gemi azıya almış misali, açık açık faşist bir rejim hüküm sürüyorlar. Ne muhalefet taktıkları var. Ne yargıyı ipliyorlar. Ne de, silahlı kuvvetleri..
Şimdi sorsalar bana; "Bu kadar hoşlanmadığın, nefret ettiğin bu akp iktidarı hiç mi bir şey yapmadı? Yaptığı iyi bir şey yok mu?" diye. Söyleybileceğim ve inkar edemeyeceğim tek şey, sağlık alanında getirdiği uygulamalar. Vatandaşın, hastalandığında çektiği çilelere bir son vermesidir, bu alanda hastalara sağlanan kolaylıklardır, diyebilirim. Şimdi, sağlık alanında yapılan ve halkında en çok bu konu nedeniyle akp'ye yapılan eleştiriler karşısında, akp'yi savunmasına hak veriyorum. Bunun dışında da yaptığı başka bir şey yok zaten. Ülkeyi satması, bölünme noktasına getirmesi haricinde. Bunlar için de, iyi yapmış diyecek kişiler çıkar mı?.. Aynı zihniyete sahip kişiler ve bölücüler, elbette iyi yapıyor diyeceklerdir.
Şimdi, sözü edilen iki habere gelecek olursam. Benim bu konudaki düşüncem ve yorumum şöyle olacaktır. İsterim ki, kim olursa olsun, ister en ünlü ve zengin kişiler, isterse en fakir ve gariban kişilerin hiç birinin kılına bir zarar gelmesin ve geldiği takdirde de, hepsine aynı uygulama yapılabilsin.
Bir defa, Fatih Terim'e uygulanan yöntem, olması gereken ve doğru olan bir uygulama. Ancak, diğer haberde bahsedilen hastanelerin yaptıkları ise, akıl almaz bir şey. Bir defa gittikleri hastaneler, öyle küçük çaplı bir tedavi merkezi değil. Ülkemizin en önemli Tıp Fakültelerinin hastanelerine başvurulmuş. Hadi diyelim, birinin mazuriyeti var. Tadilat varmış falan filan.. Diğerleri de aynı donanıma sahip olan Tıp Fakültesi hastanesi. Onların ne mazeretleri var da, kapıdan çeviriyorlar gelen hastayı?..
İşte burada, insan faktörü ortaya çıkıyor. Bu akp hükümetinin önem vermediği, hiçe saydığı insan faktörü. İnsan hayatının emanet edildiği bir sektör, bir kurum olan sağlık alanında, bu sektör çalışanlarını, maddeci bir eğilime doğru yönlendirirsen, o sektörleri istediğin en son teknoloji ile donatsan bile olacağı budur.
Sağlık alanında faaliyet gösteren, özel veya devlet kurumları tamamen maddi menfaat peşine düşmüş bulunuyorlar. Bu kurumları idare eden sahip ve yöneticilerinden tut, bu kurumlarda çalışan sağlık elemanlarının tümü de bu zihniyete tabi olmuş durumdalar. İnsanoğlunun içinde olan bir şeydir bu durum. İnsanı nereye doğru yönlendirirsen, o tarafa meyleder. Akp iktidarının yaptığı işte budur.
Akp iktidarının yaptığı; Kendisini var eden ABD ve AB'nin uygulamasını önerdiği, yani iktidar için her şey mübahtır. İktidar olmak için de, parayı elinde tutacaksın. Paraya sahip olabilmenin tek şartı da, ona secde edecek kadar parayı sevmen gerekir.
İşte, AKP ve RTE iktidarı.. İşte, gelinen sonuç.
Valla post adı çok doğru Altuğ, paran varsa itibarın var eğitim vs bir önemi yok bu devirde..
Dolunay,
Maalesef.
Sünter Teyze,
Bir olayın siyasi rant değeri varsa olay oluyor zaten. Eğer negatif etkisi çoksa, biz ne yapsak da umursanmaz. Durum böyle maalesef. Dediklerine katılıyorum.
Pilli-Cadı,
Şimdi şöyle. Senin babanın asker olmasından ötürü yani emekli sandığından yararlanabiliyor olmanızdan ötürü daha çok seçeneğiniz ve imkânınız oluyor. Gerçi aşağıda Arzu'nun uzun uzun anlattığı gibi artık tüm SGK'lı için imkânlar ve seçenekler çoğaltıldı. Ama benim derdim hastanelerin ve doktorların anlayışı ve yapısıyla ilgili zaten.
Arzu Breda,
Güzel bir özet halinde, uzun bir yazı olmuş, teşekkür ederim katılımın için. Tepkilerine, sitemlerine ve teşhislerine aynen katılıyorum.
Eda Hanım,
Aynen öyle efendim. Parası olan düdüğü çalıyor.

Lütfen ANONİM olarak yorum BIRAKMAYIN.Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.
URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise 'http://' protokolü ile adresinizi yazın.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Yorumlar 200'ü geçmiş ise, "Yeni" sekmesine tıklayarak en son eklenen yorumları görebilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.