Geçtiğimiz gün gelmişti bu başlık aklıma ama benden önce davrananlar da olmuş (Türkiye Gençlik Birliği), TV'de izlediğim haberlerde rastladım bayağı... Onlardan görüp yazmadım yani belirteyim. Neyse...
Ne zor bir ülkede yaşıyoruz yahu. Hiç bitmiyor sıkıntılarımız, gündemlerimiz. Şöyle sadece "hava durumu" izleyebileceğimiz haber bültenlerimiz olsa artık keşke. Ne bileyim işte, insanlarımız tıpta, bilimde, teknolojide çığırlar açsa (Gerçi onu da yapıyoruz ama pek duyulmuyor.); katliamlar, cinayetler yaşanmasa, Milli Gelir tavan yapsa, üretimde çok önemli yerlere gelebilsek, markalar yaratabilsek... Tamam yeter bu kadar keşkeler.
Efendim bu aralar bayağı bir açılıyoruz. Her şeye bir açılım açılım. Tamam açılalım da, bu bence siyasi bir ranttan başka bir şey ifade etmiyor. Evet doğru tahmin ettiniz "Kürt Açılımı"ndan bahsediyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kimseye demokratik haklar verilmesin, şartları güçlendirilmesin, fırsat eşitliği sağlanmasın gibi bir şey söylemiyorum, bunu da kimse söyleyemez zaten. Ama konu zaten bu değil ki. Çünkü tartışılanların temel noktası bunlar değil. Yani artık oturup şu haberi okuyabilecek noktaya geldiysek (böyle bir haber de var), bu işin bölgede sadece toplumsal bir kalkındırmaya yönelik hareket olduğunu düşünemem. Bağımsızlık bitti, şimdi federasyon muhabbeti başladı.
Oturup konuşulur -terörist elebaşıyla değil tabii- bu bölgenin eksikleri neler, neler yapılabilir, valiler kaymakamlar belediye başkanları çağırılır, acil bir kalkındırma planı çıkartılır, okulsa okul, yolsa yol. 40 kişilik, 50 kişilik mezralar kaldırılır daha geniş yerleşim birimlerine geçirilir. Çünkü her mezraya okul yapılamıyor, bu sefer de okul yok deniliyor. Bölgeye yatırım yapılabilmesi için, kolaylıklar, imkânlar sağlanır devlet tarafından. Güvenlik arttırılır. Diye de gider...
Ama bunların önüne çekilen en büyük set nedir biliyor musunuz? Ağalık sistemi. Yani bildiğiniz feodal düzen. Adam "5.000 oyum var benim!" diyor ve hükümetler de taşın altına elini sokmak istemiyor. Haliyle de eski düzen devam ediyor. Bu sistem gittiği müddetçe de orada ne kalkınma sağlanır, ne eğitim seviyesi yükselir ne de başka bir şey. Abdullah Öcalan'dan yol haritası dileneceğinize gidin bu feodal sistemi çökertmeye çalışın... Ama nerde...
Hayır yani her şeye tamam. Okullarda Kürtçe seçmeli ders konulsun -seçmeli diyorum yalnız, dikkat-, isteyen çocuğuna Kürtçe isim koysun, Kürtçe şarkılar türküler söylensin, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri açılsın. Hepsi mümkün. Ama Abdullah Öcalan'dan yol haritası beklemek nedir ya?
Bir de yani bu memleket, Kürt Cumhurbaşkanı da gördü Başbakanı da (bakınız: Turgut Özal). Bakanlar, milletvekilleri, iş adamları... Hepsi oldu, olur da, olmalı da zaten, itiraz eden yok ki. Ama işte gündemler başka, konuşulanlar başka, oyunlar başka...
Yazıyı bitirmeden, çok beğendiğim üç bağlantı vereceğim. İlki Yılmaz Özdil'in yazdığı harika yazı. Buradan okuyabilirsiniz.
Diğer ikisi de TV'de izlediğim iki reklam. Biri Sabah Gazetesi'nin eski bir reklamı. Diğeri de Milliyetçi Hareket Partisi'nin yeni reklamı.
● Sabah Gazetesi'nin reklamı: Hangi Tarafımızdan Vazgeçelim? (Alternatif Dailymotion bağlantısı)
● MHP'nin reklamı: Herkes = Türkiye (Alternatif Dailymotion bağlantısı)


4 Yorum:
Abdullah Öcalan'ın bir önceki yol haritasından PKK çıktığını ve bu "yol haritası" sayesinde 30.000den fazla insanın canından olduğunu unutmamak lazım. Kimden ne bekleniyor gerçekten kafalar felaket karıştırılmış durumda. Karışmış demiyorum, Karıştırılmış durumda..
Aynen öyle.
kürt denilince akla pkk gelmemeli..bazı insanların özdeşleştirmesi çok acı..
sabah gazetesi'nin reklamı çok güzel..
düşüncelerinize katılıyorum.
sevgiyle..
Evet maalesef. Yorumunuz için teşekkürler.
Lütfen ANONİM olarak yorum BIRAKMAYIN.
Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.
URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise 'http://' protokolü ile adresinizi yazın.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Yorumlar 200'ü geçmiş ise, "Yeni" sekmesine tıklayarak en son eklenen yorumları görebilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.