Metrobüs mü Bozukbüs mü?

Seçimlerden önce hızla Söğütlüçeşme'ye kadar uzatılan ve hizmete sokulan Metrobüsler, özellikle her gün yakalar arası gidip gelmekte olan insanlar için çok yararlı oldu denebilir. Buna bir itirazım yok. Henüz kullanmama ihtiyaç olmadığı için bu hizmetten yararlanabilmiş değilim, dolayısıyla gidip gelirken ki var olan şikâyetlere, aksaklıklara bir yorum yapmam, eklemem ve / veya kişisel olarak takdir etmem mümkün değil henüz. Kullananlar varsa kendi tecrübelerini aktarabilirler.

Fakat ben esas olarak Metrobüs hizmeti için satın alınan 50 adet Phileas marka Metrobüslerden yakınmak istiyorum, evet bunu istiyorum! Efendim bu araçların tanesine verilen 2.4 milyon TL yani toplamda 120 milyon TL bilin bakalım kimlerin parası? Ben cevap vereyim, benim, senin, onun, hepimizin! Yani burada amaç bağcıyı dövmek değil hep beraber üzüm yemek tabii ki. Eğer ki araçlar verilen paranın hakkını veriyor olsaydı, bu yazıyı alkış niteliğinde yazar olurdum. Örneğin birçok yere alınan Mercedes marka otobüslerden şikâyet eden oldu mu? En azından ben etmiyorum. Çünkü gerçekten çok harika arabalar onlar, Mercedes işini biliyor nihayetinde. Çok komforlu, rahat ve kullanışlı. Aynı zamanda da doğa dostu.

Sevdiğimiz Mercedes'ler

Ancak dünyanın parası verilen Phileas'lar için çok teknolojik gözükseler de aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Çünkü bu aracın belirli kullanım şartları varmış. Her yere uygun değilmiş, hatta üretildiği yerde bile sorunlar yaşıyormuş (kaynak 1, kaynak 2). Motor gücü olarak uzun yokuşlara uygun değilmiş (kullanım koşullar ve teknik özellikleri hakkında kaynak 1, kaynak 2).

İşin komiği ise, bu araçlar bizim yollarda "alındıktan sonra" test edildi ve birçoğu kullanımdan sonra arızalanmaya başlayınca ya seferden kaldırıldı ya da yürüyemeyecek hale geldiğinden garaja çekildi ve şu an garajda onlarcası boş boş yatıyor (kaynak) ve bizim kullandığımız Mercedes'lerle seferlere devam ediliyor.

Ben anlamakta güçlük çekiyorum. Dünyanın parasını vermeden önce hiç mi araştırma yapılmaz, incelenmez? Veya neden bu kadar pahalı bir araçta karar kılınır? Karar kılanlar ceplerinden çıkartıp ödemiyorlar bu parayı, İstanbul halkının cebinden çıkıyor hepsinin parası çatır çatır... Gürsel Tekin de konuyla ilgili bir yazı yazmış ve sorular sormuş (burada).

İBB'nin sitesinde araçlarla ilgili bir maliyet karşılaştırılması yapılmış mesela, ama çok takdire şayan bir açıklama, şöyle ki (kaynak):

METROBÜS KARŞILAŞTIRMA

* BİR PHİLEAS TAŞIMA KAPASİTESİ İLE 3 ADET 100 KİŞİLİK KÖRÜKLÜ OTOBÜSE DENK.
* ŞOFÖR MALİYETLERİ AÇISINDAN PHİLEAS EN UYGUN ARAÇ.
* PHİLEAS’IN İŞLETME ÖMRÜ 20 YIL İKEN DİĞER OTOBÜSLERİN İŞLETME ÖMRÜ 10 YIL.
* TEK YÖNDE, SAATTE 15 BİN YOLCU TAŞIMAK İÇİN 20 YILLIK İŞLETME MALİYETLERİ:
* SOLO 543 MİLYON EURO,
* KÖRÜKLÜ 364 MİLYON EURO,
* CAPACİTY 288 MİLYON EURO,
* PHİLEAS İSE 219 MİLYON EURO

Ben de sırayla cevap vereyim:

* Bu durumda bir Phileas'in bozulup seferden kaldırılmasıyla, 3 adet 100 kişilik körüklü otobüsün taşıması gereken bir insan yoğunluğu oluşacak.
* Şoför maliyeti derken? Bunlar da mı özel üretiliyor? Mercedes'i de bir şoför kullanıyor, diğerini de bir -hatta şoförsüz araç olmasına rağmen-.
* Bak bu çok hoş bir madde. Phileas'ın ömrü daha uzunmuş. Belli belli 1 yıllarını çıkartamadılar daha. Ayrıca diğer otobüslere 10 yıl diyorsunuz iyi güzel de, Macar yapımı olan ve ben gözümü açtığımdan beri İstanbul'da halen çalışmakta olan Ikarus'lar ne peki?

1992'den beri İstanbul'da kullanılan bir Ikarus

* 20 yıldaki yolcu taşıma kapasitesi ve bunun maaliyetine lafım yok da, bozulan şeyin 20 yılını doldurması tabii biraz zor gibi.

Durum böyle işte. Bir de bu Phileas'ların yolda bozulmasıyla perişanlık yaşayan insanlar var, onlara hiç girmiyorum artık. Ne diyeyim, gitti yine paralarımız. Herhalde bunca paraya bir metro yapılırdı, "büs"lerle uğraşana kadar...

Bu yazı, yazıldığı tarihten sonra güncelliğini yitirmiş ve eskimiş olabilir. Bununla beraber yazının içerdiği bilgiler değişmiş ve geçerliliğini kaybetmiş olabilir. Dikkatinize.

13 Yorum:

Pilli-Cadi
15 Mayıs 2009 12:26  

cidden ya ben de cok duyuyorum bunlarin bozuldugunu. zirt bozuluyor pirt bozuluyor.
sadece bir kere bindim sanirim gecen sene. bence arabanin dis görüntüsüne parar verilmis gibi. genelde icleri fos oluyor disi cok albenili seylerin.
evet o kirmizi otobüsler gercekten bildim bileli varlar. ama cok sevimsiz onlar da:D su mercedesler güzel.

Kumsal
15 Mayıs 2009 13:03  

Ben çok memnunum metrobüslerden
Allah aklı edendende ,hizmete geçirendende razı olsun
ablam ve kızkardeşim avrupa yakasında oturuyolar
metrobüsten önce onları ziyaret tam anlamıyla işkenceydi
gidip dönmek yoktu orda kalmak zorundaydık
şimdi günü birlik gidip geliyorum
çok konforlu:)
tafsiye ederim

şirinem
15 Mayıs 2009 15:32  

hımm İzmirde bu metrobüslerden yok ama istanbula geldiğimde görmüştüm süratli olmaları zaman kaybı olmadan işlerin görüülmesi açısından güzel ama bozulmayan ne var ki şu dünyada :) mimlendin arkadaşım bize uğrarsan sevinirim

Altuğ KOÇ
16 Mayıs 2009 01:48  

Pilli-Cadı,
Evet maalesef öyle. Geçen sene bindim dediğin, Almanya'da mı, İstanbul'da mı?

Kumsal,
O kadar yazıdan da, Allah razı olsun demen değişik oldu valla.

şirinem,
Biraz daha uzun ömürlü olsa iyi olur tabii. Teşekkürler döneceğim mime.

Pilli-Cadi
16 Mayıs 2009 09:41  

Istanbul'da:)
bizim burda yok metrobüs. baska bi sehirde görmüstüm.

Marjo on makeup frenzy
16 Mayıs 2009 13:25  

Metrobüs konforlu gibi görünebilir ama metrobüse yol açmak için emniyet şeridinin kaldırılması, yolun diğer araçlar için daraltılması, İETT'nin diğer otobüslerinin metrobüs yoluna girememesi.. vs gibi saçma sapan durumlar var. Ne yani ben İETT otobüsüne binmek için para vermiyor muyum? metrobüs kullanmıyorum diye trafik eziyetini çekmek zorunda mıyım? Trafik sorunu bu şekilde halledilmez. Çok basit ve baştan savma bir iş yapılmış bence. Onun yerine metro yapılması daha mantıklı olurdu ama bi daha düşündüm de, metroyu bu insanların tamamlaması en az 35-40 sene alır, o işe hiç el atmasınlar, vazgeçtim. İkarusları ben de severim, nostaljiden. Yoksa çıkardıkları sese tahammül etmek mümkün değil.. Bir de hız yaparsa bi garip ses çıkıyo ki motordan :P

Kumsal
16 Mayıs 2009 15:21  

Altuğ!
memnuniyetimi belirtmek için dedim
bi sakıncası yoktur umarım...

Altuğ KOÇ
16 Mayıs 2009 22:48  

Pilli-Cadi,
Hee tamam o zaman.

Marjo on makeup frenzy,
Aynen evet, emniyet şeridi olayı tam fiyasko aslında. Valla söylecek şey çok da, sonra bırbır karşı lafları çekmek de sıkıcı oluyor işin aslı artık. :) Ikarus'ların o motor sesinden bile fena. :P

Kumsal,
Ne demek yaz tabii. :)

Deniz Nehir
17 Mayıs 2009 21:52  

Metrobüs, nedir? Tercihli yoldur. Tercihli yolu ilk akıl eden Topbaşmıdır? Hayır. Varolan tercihli yolları kaldıran kimdir (Şişli ve Yenikapı)? Recep Tayyip? Sonradan biz bulduk bu inanılmaz çözümü diye ortaya çıkan kimdir? AKP.

Amaç nedir? Televizyonlarla, Gazetelerle, yapılan gözleri boyama icraatlarıyla, beyinleri peynire dönmüş insanları göz göre göre daha da sömürebilmek. Başarılı mı? Hemde nasıl! Çare bulunur mu? Öbür tarafta cennetin kapısını AMPÜL'ün göstereceğini düşünen bir Güruhla çözüm zor.

Maalesef burası Türkiye Altuğ, burada çözüm yok.

NaKHaR
18 Mayıs 2009 03:07  

metrobüs benim işime geldi kim ne derse desin özel aracımı bırakır yine metrobüse binerdim heralde eğer yol üstüyse gidilecek yer... :)

eleştirmek için çok geç bağrımıza basmak için çok erken bi durun bakalım :)

maxigenous
20 Mayıs 2009 13:32  

Şimdi bu metrobüs olayını ilk duyduğumda ve yazılanları okuduğumda olaya gayet negatif bakan bir insan olarak sistemin çalışmayacağını, işlese de sürekli olarak problemler yaratacağını düşünmekteydim.

Zira otobüsler geldiğinde tepelerinde rotterdam içlerinde de flemenkçeden başka bir şey anlamayan hollandalı şöför, trafik akışıyla aynı yönlü şeritler yüzünden kapıların durağa doğru değil yola doğru açılması gibi envai çeşit sorunlar da düşüncelerimi haklı çıkarıyordu.

Şurası kesin ki özellikle Söğütlüçeşme etabı daha güzargah tamamlanmadan hizmete açıldı. Sonra ne oldu?

Phileaslar ortadan kayboldular, Capacityler ise işi gayet güzel götürüyorlardı. Konfor desen konfor, hız desen hız. En son bu aralar Phileaslar da geri geldiler sanırsam tam kadro olarak çünkü sürekli görüyorum. Binince özellikle yokuş yukarı giderken arabanın engebeli yollar için yapılmamış olduğunu anlıyor insan.

Olayın özü Nedir?
İşte IETT'nin sitesinden alıntı yaptığın gibi, yöneticileri alıyorlar ellerine 4 satırlık maaliyet hesaplarını sonra diyorlarki phileas uygun evet. Anlaşma yapıyorlar 50 adet almak üzerine ve ondan geri dönüş yok artık sonra doğru tercih olan Capacitylere dönüyorlar. Uzun vadeli maaliyet hesaplarına bakarsanız capacity ile phileas arasında çok bir fark gözükmüyor hakikaten aslına bakıldığında. Ama bu gerekli incelemeler, testler yapılmadan araçların satın alınmasını haklı çıkarıyor mu ? Tabi ki hayır.


Gel gelelim metrobüs sistemine,

Metrobüs sistemi kısa vadede istanbuldaki ulaşım sorununa karşı alınabilecek en mantıklı yöntem bana kalırsa. Ama söylediğim gibi sadece kısa vadede. Orta vadede metrobüs yerine hafif raylı sistem (ki avrupa yakasında yıllardır kullanılmakta), uzun vade de ise metro soruna gerçek çözümü getirmek için uygundur şeklinde düşünüyorum.

Kim ne derse desin bugün Kadıköyden Mecidiyeköye 15 dakikada gidebiliyorsam bu güzel bir şeydir. Trafikte araç kullanan arkadaşlar da bir zahmet araçlarını parkta bırakıp toplu taşımaya yönelirlerse herkes daha rahat edecektir diye düşünüyorum. Genel olarak Metrobüs sistemi başarılır diyor ve mesaja son veriyorum.

Altuğ KOÇ
21 Mayıs 2009 18:54  

Canlar dostlar,
Ben Metrobüsü toptan eleştirmedim dikkatinizi çekerim. Phileas'lara kızdım sadece. :)

Altuğ KOÇ
21 Mayıs 2009 19:01  

Deniz Nehir,
Tespitlerin çok yerinde, tebrikler.

Lütfen ANONİM olarak yorum BIRAKMAYIN.

Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.

URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise 'http://' protokolü ile adresinizi yazın.

• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.

• Yorumlar 200'ü geçmiş ise, "Yeni" sekmesine tıklayarak en son eklenen yorumları görebilirsiniz.

• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.