Bu tarih, işgalci ve emperyalist güçlere karşı yapılan büyük bir vatan savunmasının başlangıç tarihidir. Avrupa'da "hasta adam" olarak nitelendirilen Osmanlı İmparatorluğu'nun paylaşılmasına bir "dur!" deme tarihidir.
Geçen seneki yazımda, güzel bir paragraf eklemişim. Tekrar eklemek istiyorum onu:
Mustafa Kemal ve yol arkadaşları, bize bu vatanı bırakabilmek için başkoydukları yolda, hastalanmış, yaralanmış; hakaretlere, saldırılara maruz kalmış; hapse atılmış; cephede kar üstünde uyumuş; annesinin vefatına gidememiş; eğlenmemiş, yememiş, içmemiş, uyumamış... Ne için? Bir düşünün ne için? Kendi keyifleri için mi? Kendi çıkarları için mi? Kendileri için mi? Nedir? Ben söyleyeyim. Türkiye'nin geleceği için, yarınlar için. İşte oradaki gelecek ve yarınlar BİZ oluyoruz. Şimdi ise oturduğumuz son sistem bilgisayarımızın karşısında, yarın arkadaşlarımızla Burger King veya Pizza Hut'a gittikten sonra hangi sinemaya gideceğimizi düşünürken, bir yandan da "yahu Atatürk'ü putlaştırmayalım bu kadar" demek çok kolay değil mi? Ne putlaştırması arkadaşım! Anla diyoruz, anla... İncele, oku, izle... Her şey hazır, var; bize ise bir anlamak kalıyor.
Bir de mirası var Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti'dir adı. Bari sen daha rahat yaşa diye verilmişti bütün çabalar. Güçlü ol, akıllı ol, değişen zamanın şartlarını iyi oku, buna göre karar ver... A bir de geçmişini unutma! Başka da bir isteği yoktur bizden, Mustafa Kemal'in.
Üzerine daha da bir şey yazmama gerek yok diye düşünüyorum.
Kutlu olsun efendim 19 Mayıs!

10 Yorum:
Her hıyara tuz olmak istemiyorum ama ne yapayım duramıyorum yerimde. Ekleyecek yada söyleyecek bir kaç söz geliyor sürekli aklıma. Bu yazı devamında genel olarak okuyanların aklına "Böyle bağımsızlıkçı özgürlükçü ve mucize yaratmış bir toplumun torun sıfatını taşıyanlar nasıl olduda böyle bağımlı ve teknolojiden, bilimden, eşitlikten, üretmekten bihaber hale getirildi? Nasıl oluyorda medeni dediğimiz ülkelerin ortaçağda bıraktıkları "meleklerin cinsiyeti nedir" misali tartışmaları hala yapabiliyor?" soruları muhtemelen akıllara geliyordur. Cevabı dilerseniz Mevlana'ya bırakalım, o versin. Aşağıdaki iki linkte bugünkü durumumuzu net olarak görmemizi sağlayacağını düşündüğüm bir hikaye var. "Fitne fesat nasıl köküne kadar sokulur ve sokulanlar rahatsız olmadan zevk alarak gülümsetilerek yola getirilir gözleri kör edilir." konu başlığında ayrıca incelenebilir.
http://onlinemesnevi.blogspot.com/2007/09/hikaye3.html
http://onlinemesnevi.blogspot.com/2007/09/hikaye4.html
Evet Altuğ'cum çok güzel özetlemişsin.Bunun üstüne yazılacak bir tek sözüm olacak;O'nun gibisi birkaç yüzyıl da zor gelir!
Sevgiler...
valla helal olsun kardeş. ne güzel anlatmışsın.seni çok sevdim bak, kanım kaynadı hemen. ama kimsede o ruh kalmadı ne acı. onun gibisi bir daha gelmez bence... herkesin bayramı kutlu olsun...
Sükürler olsun, sizler gibi genclerimiz de var. Zaman zaman umutsuzluga düssem de, Cumhuriyete sahip cikan gencleri okudukca icim ferahliyor.
AY YİNE BAYRAM YİNE BAYRAM. HER BLOGDA BİR BAYRAM. YETER ARTIK BAYRAM OLUCAM..
:P
19 Mayıs önemli bir gündü ve sanırsam bugüne uygun olarak olunabilecek en güzel yerdeydim ve metrobüsle gittim. (Aynı anda üç başlığa uygun yorum yazmak)
Merhaba
Size bir mim gönderdim. http://turkiyevehayatadair.blogspot.com/2009/05/cocuk-olmak-eskiden-daha-keyifliymis_20.html Eğer bu konu ile ilgili bir yazı yazarsanız memnun olurum.
Hoşçakalın.
Deniz Nehir,
Evet o sorular geliyor akla çok defa... Ama başka şeylerle uğraştığımız müddetçe de zor cevaplarını vermek.
Melis,
Teşekkür ederim Melis. Gelmiyor da zaten... Sevgiler.
Doris,
Teşekkürler. Sevindim böyle düşünmene...
Sünter Teyzecim,
Şükürler olsun ki sizin gibi de anneler var, ne mutlu sizin gibi annelere sahip evlatlara... Sizler oldukça bizim gibi gençler de olacaktır zaten.
Maxi,
Ben senin hesabını göreceğim üç başlıkta uygun bir yorumla sen merak etme. :P
Serkan Özçalık,
Teşekkür ederim mim için. Yazacağım.
gezerken blogları yine geldim bu yazına.. arada bir ziyaret edeceğim sanırım cidden cok sevdim:)
bu arada izlediğin doris adlı blogum, bazı teknik arızalar sebebiyle oldugu gibi
doriscan.blogspot.com
adresine aktarıldı. diğeri kapalı, buradan izleyebilirsin:)))
iyi haftalar şimdiden.
uzun zamandır yazmıyorsun, güzel yazılarını bekliyorum:)
Doris,
Teşekkür ederim tekrardan Doris. :) Tamam yeni adresi izlemeye alacağım. İyi haftalar.
bak yine geldim bunu okuaya, sen bana ver en iyisi bu yazını:)
Lütfen ANONİM olarak yorum BIRAKMAYIN.
Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.
URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise 'http://' protokolü ile adresinizi yazın.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Yorumlar 200'ü geçmiş ise, "Yeni" sekmesine tıklayarak en son eklenen yorumları görebilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.