Biliyorum biraz geç kaldım yazmakta. 1 hafta sonra başlayacak olan bitirme sınavlarımdan ötürü dün akşamdan beri açmamıştım bilgisayarı. Şimdi açar açmaz bu yazıya koyuldum.Tüm gün boyunca arada sırada ülkedeki bayram kutlamalarına baktım. Yapılan hazırlıkları, organizasyonları, şenlikleri inceledim. Geçen seneye göre gelişme var gibi geldi. Artık Atatürk'ü anmaz olduğumuz 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda bu yıl Atatürk nihayet daha çok anıldı.
Velhasıl, garip değil mi? Gelişme diye bahsettiğim şey buydu...
Bakalım geçen sene ben ne yazmışım?
"19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a çıkmasıyla başlamış olan Milli Mücadele ve ardından gelen büyük başarılar ile bizlere armağan olan Türkiye Cumhuriyeti bugün, 19 Mayıs 2007'de, bu önemli tarihin 88. yılını kutluyor.
Çok zor koşullarda kazanılmış ve bize bırakılan bu vatanı, Cumhuriyeti ve değerleri Türk gençleri olarak koruyacağız, unutmayacağız, unutturmayacağız!
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nız kutlu olsun!"
Değişen neler var? 1 yol koyalım üstüne. Sadece bu kadar mı? Hayır. Her geçen yıl, Atamızın değerini, yaptıklarını, bize bıraktığı bağımsız devleti, Cumhuriyet'i, ne olursa olsun daha da sağlamlaştırmalı; anlamalı, anlatmalı ve yeni nesile tüm bunları dolu bir şekilde bırakabilmeliyiz.
Yahu Mustafa Kemal, bize bu vatanı bırakabilmek için başkoyduğu yolda, hastalanmış, yaralanmış; hakaretlere, saldırılara maruz kalmış; hapse atılmış; cephede kar üstünde uyumuş; annesinin vefatına gidememiş; eğlenmemiş, yememiş, içmemiş, uyumamış... Ne için? Bir düşünün ne için? Kendi keyfi için mi? Kendi çıkarı için mi? Kendisi için mi? Nedir? Ben söyleyeyim. Türkiye'nin geleceği için, yarınlar için. İşte oradaki gelecek ve yarınlar BİZ oluyoruz. Şimdi ise oturduğumuz son sistem bilgisayarımızın karşısında, yarın sevgilimizle Burger King veya Pizza Hut'a gittikten sonra hangi sinemaya gideceğimizi düşünürken, bir yandan da "yahu Atatürk'ü putlaştırmayalım bu kadar" demek çok kolay değil mi! Ne putlaştırması arkadaşım! Anla diyoruz, anla... İncele, oku, izle... Herşey hazırdı, vardı, sana bir anlamak kalmıştı.
Bir de mirası vardı Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti idi adı. Bari sen daha rahat yaşa diye verilmişti bütün çabalar. Güçlü ol, akıllı ol, değişen zamanın şartlarını iyi oku, buna göre karar ver... A bir de geçmişini unutma! Başka da bir isteği yoktu bizden, Mustafa Kemal'in.
Ne kadar yerine getiriyoruz bu isteğini Atamızın? Ben çok konuştum, şimdi cevaplama sırası sizde...
Devamını oku >>>





















Bana kalırsa da pek uygun değil gibi ama nedendir bilemedim. :)












