Bıçak Sırtı'ndan güzel final...


Dün son bölümü yayınlanan Bıçak Sırtı, seyircilerine güzel bir finalle veda etti. 30 bölüm boyunca başarılı çizgisini hiç düşürmeden takipçilerine kaliteli bir çalışma sunan dizi, bir hikâyedeki gibi aynen "giriş, gelişme, sonuç" ile bağlanmış oldu. Bunu niye söylüyorum? Çünkü diğer bazı "tutan" dizelere göre, tuttuğu için onlarca bölüm uzatılmadı, senaryonun geldiği son noktada, tadında bırakıldı. Son bölümde sevinçli olduğu kadar hüzünlü anları da çok güzel işlemişler. Yayında ve yapımda emeği geçen herkesi tebrik ederim... :) Buyrun bir de son bölümün son 5 dakikasını verelim:



Devamını oku >>>

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidar olmayı ne kadar istiyor?


Uzunca zamandır kendime bu soruyu sorup duruyorum ve inanın cevap bulmakta zorlanıyorum. Aslında zorlanmıyorum... Özellikle dün ve bugün izlediğimiz (26 Nisan Cumartesi, 27 Nisan Pazar) CHP 32. olağan kurultayından da Deniz BAYKAL'ın bırakın oy çokluğu veya oy birliği ile çıkmasını, "tek adaylık" ile galibiyeti alması, fikirlerimi iyice kesinleştirdi.

Aynı şekilde uzunca bir zamandır da diyorum, 1992'de tekrar kurulan CHP'nin ATATÜRK'ün partisi olan CHP'yle alâkası kalmamıştır! Mustafa Kemal Atatürk'ün 9 Eylül 1923'te kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi), ne yazık ki 12 Eylül 1980 darbesiyle kapatılmış ve bitmiştir...

İnceleyelim...

Dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından 9 Eylül 1923'te kurulmuştur. 7 Ocak 1946'da Celal Bayar genel başkanlığında Demokrat Parti kurulup Türkiye'nin çok partili sistemi oturtma çabalarına kadar Cumhuriyet Halk Partisi hükümetleri şöyle olmuştur:

I. İnönü Hükümeti (30.10.1923-06.03.1924)
II. İnönü Hükümeti (06.03.1924-22.11.1924)
Okyar Hükümeti (22.11.1924-03.03.1925)
III. İnönü Hükümeti (03.03.1925-01.11.1927)
IV. İnönü Hükümeti (01.11.1927-27.09.1930)
V. İnönü Hükümeti (27.09.1930-04.05.1931)
VI. İnönü Hükümeti (04.05.1931-01.03.1935)
VII. İnönü Hükümeti (01.03.1935-01.11.1937)
I. Bayar Hükümeti (01.11.1937-11.11.1938)
I. Saydam Hükümeti (25.01.1939-03.04.1939)
II. Saydam Hükümeti (03.04.1939-09.07.1942)
I. Saraçoğlu Hükümeti (09.07.1942-09.03.1943)
II. Saraçoğlu Hükümeti (09.03.1943-07.08.1946)
Peker Hükümeti (07.08.1946-10.09.1947)
I. Saka Hükümeti (10.09.1947-10.06.1948)
II. Saka Hükümeti (10.06.1948-16.01.1949)
Günaltay Hükümeti (16.01.1949-22.05.1950)

1950 - 1960 yılları arasında Adnan Menderes hükümeti ile Demokrat Parti iktidar olmuştur.

27 Mayıs 1960 ihtilali ile de Demokrat Parti kapatılmış, Adnan Menderes idam edilmiştir.

İhtilal'den sonra 1961'de yapılan seçimlerde, hiçbir parti hükümet olmak için salt çoğunluğu yakalayamadığından, İnönü 20 Kasım 1961'de Adalet Partisi ile Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyon hükümetini kurmuştur.

VIII. İnönü Hükümeti (20.11.1961-25.06.1962)
IX. İnönü Hükümeti (25.06.1962-25.12.1963)
X. İnönü Hükümeti (25.12.1963-20.02.1965)

Partide Ecevit'in ön plana çıkmaya başlamasıyla CHP yeni bir vizyon kazanmıştı. Bülent Ecevit önderliğinde 3 CHP hükümeti kuruldu.

I. Ecevit Hükümeti (26.01.1974-17.11.1974)
II. Ecevit Hükümeti (21.06.1977-21.07.1977)
III. Ecevit Hükümeti (05.01.1978-12.11.1979)

12 Eylül 1980 darbesiyle Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı. Birçok partiyle beraber CHP de kapatıldı...

İşte Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi serüveni burada son bulmuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi ismini, 9 Eylül 1992 tarihinde tekrar kurulan ve Genel Başkanlığını Deniz Baykal'ın üstlendiği oluşumla tekrar görüyoruz. Bu tarihten beri de Baykal sadece 23 aylık bir süreçte koltuğundan uzak kalmıştır. Peki Baykal'lı CHP'nin seçim başarıları nasıldır?

Görüldüğü üzere kuruluşun ardından 49 sandalye ile başlayan CHP, 1999'da tamamen meclis dışı kalmış, 2002 ve 2007 seçimlerinde de ana muhalefet olarak yerini almıştır. İşin ilginci 2007 seçimlerinde 2002'ye göre 1 milyon fazla oy alan CHP sevinçlidir, kendini başarılı görmektedir... Ama bu 1 milyon oyun en büyük nedeni DSP ile olan birleşmedir.

Böyle bir tablo varken de bugün Baykal tek aday olarak girdiği genel başkanlık yarışında geçerli 1105 oyun 1021’ini alarak yeniden CHP Genel Başkanı seçildi.

Deniz Baykal, 1938 doğumludur. Yani şu an 70 yaşındadır ve belli ki en az 80'e kadar CHP'yi bırakma niyetinde değil. Peki CHP kurulu neden Baykal konusunda ısrarlı? Yerine çıkartacakları bir "lider"den mi yoksunlar, yoksa CHP ve Baykal iktidar yerine muhalefeti mi tercih ediyorlar?

2. soruyu düşünelim. Ana muhalefet partisisiniz, T.B.M.M'de yüksek sayıda milletvekilleriniz var, iktidar partisinden hükümet dışında bir eksiğiniz yok, elinizi taşın altına sokmadan sadece eleştiriyor, konuşuyorsunuz (yanlış anlaşılmasın asla AKP'yi korumuyorum, zaten blogumu takip edenler bilir). Hmm... Düşündürücü gerçekten. Ama merak ediyorum es kaza CHP iktidar olsa ve Deniz Baykal başbakanlığa geçse, bugün eleştirdiği kaç işe kolları sıvayıp girişebilir, muhalefetteyken yaptığı konuşmaların kaçını hayata geçirmeye teşebbüs edebilir?

Birşey demiyorum, tabii ki eleştirilecek, tartışılacak zaten muhalefet partisinin işi bu ve CHP'nin %70-%80 civarı eleştirilerine katılıyorum ancak mühim olan icraat biliyorsunuz. Bunları icraata dökebilme potansiyeli mühim olan.

AKP'nin 2 seçim öncesinde de olan seçim hazırlıklarına karşın CHP neler yapmıştır? Bir arkadaşımın anlattığı olay, bu konudaki görüşlerime de kesinlik kazandırdı. 2007 seçimlerinin hemen öncesinde CHP'ye üye olmak için giden arkadaşım ve babasının saatlerce bekletilmesi ve bir kişinin bile onlarla ilgilenmemesi sonucunda bir daha uğramamak üzere çıkarak uzaklaşmalarından ibaretti konu...

İsminde Halk geçen bir parti için ironik, öyle değil mi?

CHP'nin kısa vadedeki geleceğini tahmin etmek mümkün ama uzun vadede parti içinde köklü değişiklikler yapılması, vizyon ve misyonların gözden geçirilmesi gerekmektedir. Halkın artık Deniz Baykal'lı CHP'ye yönetimi teslim etmeyeceği aşikârken bu hırs veya inat olsa olsa koltuk sevdasından öteye gidememektedir (koltuğu teslim edecek birisi yok diyorsanız daha da fena) ama liderlik vasıflarına sahip, genç, bilgili ve otoriter bir genel başkan ile iyi örgütlenmiş bir CHP, eminim ki muhalefet partisi imajından kurtulacaktır, kurtulmalıdır... Tez zamanda...

Devamını oku >>>

LOST Sezon 4 Bölüm 9, "Benjamin Linus" Türkçe konuşur...


Efendim, bizim meşhur çılgın dizi LOST'a verilen ara dün son buldu ve 4. sezonun 9. bölümünden kaldığımız yerden izlemeye devam ettik. Yine tabii pek çok şey oldu, kafalar karıştı, ortam kızıştı... Ama az önce beni bir arkadaşımın uyarması sonucu dizi sırası dikkatimi çekip ihtimal vermediğim durum kesinlik kazandı. Dizinin ortalarına doğru, Benjamin'in Sahra Çölü'nde geçirdiği sahneyi dikkatlice izleyin. İki adamın sorularına cevap vermeye çalışan Benjamin, İngilizce'den sonra Arapça'yı deniyor, Arapça da yanıt alamayınca "Türkçe biliyor musunuz?" diye soruyor.

Lostpedia'yı araştırdım orada da şöyle yazmakta: "Ben asks them if they speak English, and when he gets no reply, he asks them if they speak Arabic, and then Turkish, but they still do not speak with him."

Yani benim dediğimi doğruluyor. Çok mühim birşey değil elbet, ama insanın hoşuna da gitmiyor değil... :)

Devamını oku >>>

Kardeşler Takımı - Band of Brothers


Yapım: 2001, ABD

Tür: Dram / Savaş
Yönetmen: Tom Hanks, David Frankel, Mikael Salomon, Richard Loncraine, Phil Alden Robinson, David Leland, David Nutter
Senaryo: Tom Hanks, John Orloff, Graham Yost, Stephen Ambrose (Kitap), Erik Jendresen, E. Max Frye, Bruce C. Mckenna, Erik Bork

Oyuncular: Tom Hanks, Neal McDonough, Simon Pegg, Donnie Wahlberg, David Schwimmer, Ron Livingston, Damian Lewis, Rick Gomez, Dexter Fletcher, Matthew Settle, Rick Warden, Eion Bailey, Ross Mccall, Frank John Hughes, Matthew Leitch, Peter O'meara
Yapımcı: Tom Hanks, Steven Spielberg, Mary Richards, Billy Fox

Görüntü Yönetmeni: Remi Adefarasin, Joel Ransom
Müzik: Michael Kamen

2001 senesine damgasını vuran 10 bölümlük harika dizi Kardeşler Takımı'nı (Band of Brothers) birçoğunuz izlemiş veya duymuşsunuzdur. Her biri yaklaşık 45-50 dakika olan bölümlerin hepsi ayrı ayrı bir görevi ve bölgeyi konu alıyordu. DVD versiyonu çıkınca tekrar izleme şansı buldum. Seri Stephen Ambrose'un "Band of Brothers, E Company, 506th Regiment, 101st Airborne: From Normandy to Hitler's Eagle's Nest" adlı kitabının Steven Spielberg ve Tom Hanks tarafından tekrar elden geçirilerek 125 milyon dolar bütçeyle çekilmişti ve şu an IMDB'de gelmiş geçmiş en iyi dizi durumunda. Bunun en önemli sebeplerinden biri de dizinin gerçek olaylara ve kişilere dayalı olması.

Bölümler şu şekilde:

1 - "Currahee"
Currahee, Birleşik Devletlerdeki bir dağın adı. İlk bölüm burada geçiyor ve "paraşütçü birlikleri" burada eğitilmeye başlanıyor. İlk bölümde Easy Bölüğünün Normandiya çıkartması için hazırlığını izliyoruz. Daha sonra DDay (operasyon günü) için İngiltere'ye yollanıyorlar.

2 - "Day of Days"
Operasyon günü. Paraşütçüler Normandiya'ya yollanıyor ve büyük bir uçak filosunun bıraktığı askerleri görüyoruz. Teğmen Winters, Alman ağır toplarını etkisiz hale getirme görevini başarıyla yerine getiriyor. 1 askerini kaybetmesi onu çok etkiliyor.

3 - "Carentan"
Carentan, Normandiya'nın küçük bir kasabası. Easy bölüğü burada çarpışıyor.

4 - "Replacements"
Easy bölüğü, kayıpların yerine alınan yeni askerlerle Hollanda'ya giriyor.

5 - "Crossroads"
Winters'ın üstün strateji ve plan becerisi sayesinde, Almanlara karşı beklenmedik bir savunma yapıyorlar ve Almanlara büyük bir kayıp verdiriyorlar. Winters'ın tek başına önden koşarak genç bir Alman askerini vurması psikolojisini oldukça etkiliyor.

6 - "Bastogne"
Benim için en zor geçen bölümlerden biri. Belçika'ya bağlı Bastogne'da kış ayında ağır bir süreç geçiriyorlar. Hattı koruyan Easy bölüğü, Alman bombardımanı altında ormanda saklanmaya çalışıyor. Ancak birçok kayıp ve yaralı veriyorlar.

7 - "The Breaking Point"
Bastogne'dan sonra Bastogne yakınlarındaki Foy köyüne gelen Easy bölüğünün başına Teğmen Norman Dike atanır ancak kendisi lider vasıflarından yoksundur ve Easy bölüğü bu konuda çok düşüncelidir. Ne yazık ki Winters'ın planladığı taaruzu da Dike yüzüne gözüne bulaştırdığından, Easy bölüğünü Speirs devralır.

8 - "The Last Patrol"
Fransa'nın Alsas bölgesindeki Haguenau'de Easy bölüğü çok önemli bir görev üstlenir. Alman hattına girip birkaç Alman askerini öldürmeden ele geçirip geri geleceklerdir. Bu bölüm sonunda Winters binbaşılığa terfi eder.

9 - "Why We Fight"
Almanlar artık savaşı kaybetmektedirler ve birçok Alman askeri de teslim olmaktadır. Bu bölümdeki en önemli nokta, Almanya - Bavyara bölgesinde bir Yahudi esir kampının bulunmasıdır. Easy bölüğü neyle karşı karşıya kaldığını anlamakta güçlük çeker.

10 - "Points"
Son bölüm... Hitler intihar etmiştir. Easy bölüğü de Alplerin tepesinde "Eagle's Nest" olarak isimlendirilen Hitler'in karargâhına doğru ilerler. Buraya girdiklerinde savaşın bittiği haberini alırlar.

Ön plandaki karakterler (Oyuncular - Karakterleri):



Damian Lewis - Major Richard Winters (1918–)



Donnie Wahlberg - Second Lieutenant Carwood Lipton (1920–2001)



Frank John Hughes - Staff Sergeant William "Wild Bill" Guarnere (1922–)



Michael Cudlitz - Sergeant Denver "Bull" Randleman (1920–2003)



Ron Livingston - Captain Lewis Nixon (1918–1995)



Matthew Settle - Captain Ronald Speirs (1920–2007)

Rick Warden - First Lieutenant Harry Welsh (1918–1995)
Scott Grimes - Technical Sergeant Donald Malarkey (1921–)
Neal McDonough - First Lieutenant Lynn "Buck" Compton (1921–)
Rick Gomez - Technician Fourth Grade George Luz (1921–1998)
Eion Bailey - Private First Class David Kenyon Webster (1922–1961)
James Madio - Technician Fourth Grade Frank Perconte (1917-)
Kirk Acevedo - Staff Sergeant Joseph Toye (1919–1995)
Richard Speight, Jr. - Sergeant Warren "Skip" Muck (1922–1945)
Dexter Fletcher - Staff Sergeant John Martin (1922–2005)
Ross McCall - Technician Fifth Grade Joseph Liebgott (1915–1992)
Shane Taylor - Technician Fifth Grade Eugene "Doc" Roe (1921–1998)
Peter McCabe - Corporal Donald Hoobler (1923–1945)
Robin Laing - Private Edward "Babe" Heffron (1923–)
Matthew Leitch - Staff Sergeant Floyd "Tab" Talbert (1923–1982)
David Schwimmer - Captain Herbert Sobel (1912–1987)
Marc Warren - Private Albert Blithe (1923–1967)
Dale Dye - Colonel Robert F. Sink (1905–1965)
Nicholas Aaron - Private First Class Robert "Popeye" Wynne (1921–2000)

Daha geniş karakter listesi için şuraya da bakabilirsiniz.

Verdiğim Puan: 9/10

Devamını oku >>>

İsminizin ne kadar yaygın olduğunu öğrenin...


Google'da, "Altuğ" diye bir aratma yapayım dedim. Sonuçlarda "ismididikle.com" diye bir site çıktı. Burada isminizi aratıp hakkında istatistikleri görebiliyorsunuz. Değişik bir sistem olmuş. Örneğin Altuğ ismi, Türkiye'de en çok kullanılan 444. isimmiş ve Ülkemizde yaklaşık her 2,103 kişiden birinin adı ALTUĞ ve ismin yaygınlık oranı binde 0.48 imiş.

Devamını oku >>>

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!


23 Nisan 1920'de Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini dayandırdığı milletin egemenliği prensibinin gerekliliği olan Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. T.B.M.M'nin açılışı, 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilecek olan Cumhuriyet'in ilk önemli aşamalarından biriydi ve 23 Nisan 1920 tarihi Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından çocuklara armağan edildi.

88 yıl sonra, bu güzel bayram herkes için kutlu ve mutlu olsun...

Devamını oku >>>

Blog Ödülleri için oylama süreci başladı...


Efendim, nacizane 1 seneyi aşkındır emek sarf ederek uğraştığım bir blogum olsa da Blog Ödülleri yarışmasına katılma konusunda bir fikrim yoktu. Ta ki şans eseri katılım sürelerinin 2-3 gün daha uzatıldığı uyarısına denk gelip, "yahu katılsam mı acaba" şeklinde bir soru işareti oluşana kadar. Sonuç olarak "kaybedecek ne var ki?" düşüncesiyle, fazla iddialı olmadan ancak yarışmak da güzeldi felsefesiyle :), başvurayım dedim.

En uygun kategori benim için Kişisel bölümü tabii ki. Bugün itibariyle (20 Nisan) oylamalar başladı ve 1 Mayıs'a kadar devam edecek. Yalnız bir handikap, kişisel kategorisinde çok fazla aday var ve benim blog baya aşağılarda kalmış, artık tek tek inceleyen insanlardan oy gelirse ne mutlu, bunun dışında beni takip eden başka kişilerden oy gelirse yine ne mutlu :), ama rakiplerim de bir hayli başarılı...

Oy vermek için yapılması gereken, siteye Üye Olmak (üyelik işlemi kısa ve basit) ve Oy Ver! bölümünden kategori kategori ilerleyerek beğendiğiniz veya takip ettiğiniz blog için oy vermek. Her kategori için 1 oy hakkı bulunmakta.

Kişisel kategorisinde beni bulabilirsiniz, ama beni destekleyin lütfen gibi bir istekte bulunmak itici kaçabilir, üstüne üstlük blog tee aşağılarda kalmış :), yok ama çok istiyorsanız Kişisel kategorisinde "Ctrl + F" yapıp "altgkc" diye aratın, gelir benim site. :))

Oylamayı nasıl yapacaktım?

http://2008.blogodulleri.com/ adresine girip OY VER! bölümünden üye oluyoruz (üyelik işlemi uzun değil).


OY VER! bağlantısına girdikten sonra, üyelik işlemlerini hallettiyseniz, aşağıdaki gibi kategoriler gelecek.


Bulunduğunuz kategoride bir bloga oy verdiğiniz anda bir sonraki kategoriye geçiş yapacaksınız, ancak oy vermeden ilerlemek için "Sıradaki Kategori" bağlantısından ilerlemelisiniz.

Devamını oku >>>

İnternet'teki duraklarım...


İnternet'te bulunduğum süreçte gezindiğim, dolaştığım siteleri bir dökeyim bakayım:

Facebook: N'apalım, giriyoruz işte bol bol. :P
YouTube: Eğer kapatılmamışsa, illa ki günde 1-2 kere girerim.
Haber siteleri: Hürriyet, Milliyet, İnternet Haber, Gazeteport, vb...
OyunSitesi: Eh, 6-7 senedir yazarlık/yöneticilik ve hatta son birkaç zamandır da Yardımcı Editörlük yaptığım ilk göz ağrı sitelerimizden.
Börkenek: Yeni öğrendiğim bir blog... Samimi ve yararlı yazılarıyla kendini takip ettiriyor ama... :)
SearchForBlogging: Takip ettiğim önemli bir blog daha. Blogcular için yararlı bir kaynak olacağı kesin. İpuçları, haberler, blog teknikleri ve dahası...
Can Pirasoğlu / Pirasoğlu: Yine takip edebileceğiniz iki güzel blog daha.
HighVoltage: Blog alemine yeni katılan bir dostum. Güncel yazılarla okunası bir blog olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...
TDK: Türkçe bir kelimenin sözlük anlamını veya yazılışını öğrenmem gerekiyorsa, fazla uzağa gitmeye gerek yok.
SesliSözlük: Eh, İngilizce bir kelimeye ihtiyaç duyulursa ilk başvurduğum adres...
Vikipedi: Malum, sanal ansiklopedi diye geçiyor diğer adı. E hakkını da veriyor ama bence. Arada sırada girip, Türkçe/İngilizce rastgele bir başlık menüsünde takılırım.
KelimelerinSoyAğacı: Yeni öğrendiğim bir blog daha. Ama emin olun alışkanlık yapıyor. Recep dostumuz bir hayli emek sarfediyor blog için.

Devamını oku >>>

Gözlerim %150 görüşe çıkmış!


Dünya Göz Hastanesi'nde lazer operasyonu geçirdiğimi söylemiştim. Evvelsi gün de Bayram Yapıcı hocamın (doktorum) "operasyondan 5-6 hafta sonra tekrar görelim" demesinden ötürü tekrar kontrole gittim. Gözlerimin numaraları 0 (yazıyla sıfır) olduğu gibi (6,5 idi) görüş seviyem de normal bir gözün 1,5 katına çıkmış yani %150. Bunu da şöyle açıklayabiliriz: 10 metreden görülecek bir cismi, 15 metreden aynı şekilde görebiliyormuşum. Sevindirici oldu benim adıma. Gözlük, lens derdi kalmadı, hayat kolaylaştı.

Hazır "elf" gözlerine kavuşmuşken okçuluğa da merak sardım tabii:




Etrafıma bakarsanız, kırılacak nesneler bulunmakta, bu yüzden oku iki parmağımın arasına alıp tutmak zorunda kaldım. Zira çok sıkı bir yay ve doğru tutuşu yapmam tehlikeli olabilirdi, idare edin. :)

Lazer operasyonu ile ilgili diğer yazılarım:

Gözlük ve lenslere veda ettiğimi söylemiş miydim?

Lazer göz ameliyatı (Excimer Laser) hakkında ayrıntılar...

Göz ameliyatı olmak istiyorum (Lazer). Tavsiyesi olan var mı?

Devamını oku >>>

Türk Telekom'dan güzel bir uygulama: E-Fatura


Bugün elime geçen Telekom broşüründe, e-posta ile fatura sistemine geçenlere 10 dakika ücretsiz konuşma verileceğini gördüm. Esasında 10 dakika işini sonradan öğrendim, benim asıl ilgimi çeken, e-posta ile bu sisteme kayıt olanlara normal posta yoluyla fatura gelmeyeceğinden kâğıt israfından kurtulunacak olunması.

Artı olarak 10 dakika ucuza konuşmuş olacaksınız. İki taraf için de yararlı ve kârlı bir uygulama. En güzeli ise "doğa"yı korumak adına önemli bir adım, zira geçenlerde bir kâğıt israfı olayı için baya kızmıştım. Şimdilik sadece telefon faturaları için geçerliymiş ve e-posta adresinize gelecek olan postalar resmi evrak olarak geçecekmiş. Yapmanız gereken 444 1 444'ü aramak ve başvurmak.


Devamını oku >>>

Atatürk İlke ve İnkılapları nedir, ne değildir? İnceleyelim...


Öncelikle 1 sene önce eklediğim ilk yazılardan biri olan Atatürk İlke ve İnkılapları'nın ayrıntılı maddelerini buradan görebilirsiniz. Ne var, ne yok hafızaları tazelemek için yararlı olabilir.

Şimdi gelelim biraz konuşmaya.

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize sahip çıkmamız için bıraktığı 6 ilke neydi sayalım bir daha. (Kimileri "şu 6 oka tıkışıp kalmayalım" dese bile...)

  • Cumhuriyetçilik
  • Milliyetçilik
  • Halkçılık
  • Devletçilik
  • Laiklik
  • İnkılapçılık
Peki bunları sayıyoruz her seferinde de, Atamız bize ne demek istemiş?

Cumhuriyetçilik

Atatürk herşeyden evvel, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!" cümlesiyle halkın yönetimini yani devletin gücünü halkından almasını savunmaktadır. Bu, milletin yönetime katılacağı, demokratik, özgürlükçü ve eşitliğe dayalı bir sistem demektir. Tabii demokrasi deyince çoğunluğun iktidarı anlamı çıkartılmasın lütfen! Demokrasi, Eski Yunanca'da demos + krates (kratia olarak da geçebiliyor) kelimelerinin birleşiminden doğmaktadır. En basit halleriyle demos halk, krates de iktidar demektir. Bu durumda ortaya çıkan sonuç; halk iktidarı, halkın iktidarlığıdır. Bu yönetim biçimi M.Ö yüzyıllardan beri gelen pek çok yönetim şekline alternatif olarak doğabilmiştir. Zira Sokrates, Platon, Aristoteles gibi birçok eski Yunan Filozofu tüm yönetim biçimlerinin ve dolayısıyla devletlerin zamanla bozulmaya mahkum olduğunu, hiçbir şeyin sonsuza kadar kalıcı ve en azından mükemmel haliyle ölümsüz olmadıklarını savunmuşlar, bundan yola çıkarak kendileri "İdeal Devlet"i kurmaya yönelmişlerdir. İdeal Devlet konumuz dışında fakat kendisinin bir ütopya olmasından ötürü gerçek hayatta uygulanabilecek en uygun sistemin gün geçtikçe demokrasi olarak vurgulandığı görülmüştür. Meclis, parlamento, kuvvetler ayrılığı gibi kavramların da bu sayede olgunlaşması mümkün olabilmiştir. İşte demokrasinin devlet şekli olarak vücut bulduğu isim de Cumhuriyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Mustafa Kemal, Cumhuriyetçilik ilkesiyle, Cumhuriyet'i ve Cumhuriyet'in bu özelliklerini korumamızı öngörmüştür.

Milliyetçilik

"Millet"in kelime anlamına baktığımızda, aynı topraklar üzerinde yaşayan ve aralarında dil, tarih, kültür, gelenek, görenek, amaç gibi temel bağların bulunduğu insan topluluğunu görürüz. Basit bir akıl yürütmeyle, milliyet kelimesinin anlamını bir millete özgü olma, dolayısıyla milliyetçiliğin de milletinin ve ülkesinin çıkarlarını en üst seviyede tutma olarak yazabiliriz. Bunlarla beraber Anayasamızda bulunan "Atatürk Milliyetçiliği" ile anlatılmak istenen, ırk ve din unsurlarından öte olarak, kültür ve ülkü (amaç) birliğinde birleşen insanların bir bütün olarak kabul edilebileceğidir. "Ne mutlu Türküm diyene!" cümlesinin temelinde de yatan budur. Öncelikli olan, vatanın/ülkenin birliğini, bütünlüğünü, refahını ve çıkarını düşünmektir. Tabii ki de bu değerleri taşırken diğer tüm milletlere ve hepsinden öte tüm insanlığa olan saygı ve anlayış da Atatürk Milliyetçiliğinin içerisinde ön sırada yer almaktadır.

Halkçılık

Halkçılık, saydığımız ilk iki ilkeyle içiçe bir kavramdır. Halkçılık, halkın sorunlarının ele alınması, devletin halk için varolduğunun belirtilmesidir. Aynı şekilde, halk içindeki tüm bireyler de hem kendi hem de halkın yararı adına elinden geleni yapmalıdır. Ancak bu sayede hedeflenen amaçlar takip edilebilir. Bu aynı zamanda birlik ve beraberliği de pekiştirecek bir unsur olacaktır.

Devletçilik

Devletçilik ilkesi, ekonomi ile birebir ilgilidir. Mustafa Kemal'in tam bağımsızlık anlayışı, iktisadi bağımsızlık olmadığı müddetçe asla sağlanamayacağıdan, ulusal ekonominin ve sanayinin güçlü temellere dayandırılmış ve herhangi bir bağının olmaması gerektiği savunulmaktadır. Bunun anlamı, alan ve tüketen değil, üreten ve satan olmaktır. 1920 ve 1930'larda özel sektörün ve yerli girişimcinin henüz bunun için yeterli sermayesi ve birikimi olmadığından, devlet birçok alanda faaliyetlere girmiştir. Amaç yukarıda belirttiğimiz gibi ulusal çıkarları ve ekonomiyi sağlama alabilmektir. Ancak küreselleşmenin ve küresel ekonominin, uluslararası / çok uluslu şirketlerle had safhalara çıktığı günümüzde, bunu sağlayabilmek elbette zor olmaktadır. Fakat bilinmelidir ki, ekonomisi, sanayisi, üretimi, yani ülkenin "motoru" yabancı ellerde olan ülkeler sürekli tehdit altındadır zira yeni yüzyılın en büyük tehdidi ekonomik boyutlarda oluşmaktadır. Motoru alınan, kapatılan, durdurulan, bir arabanın tüm aksamları ve kasası yerinde bile olsa, gidemeyeceği aşikârdır. Ayrıca böyle bir arabada direksiyon sizde bile olsa, arabanın sizin istediğiniz yerlere gidip gidemeyeceği de bir sorundur. Özetleyecek olursa, devletçilik ile de anlatılmak istenen budur, ama Atatürk hiçbir zaman özel sektörü kestirip atmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilerki kalkınma aşamalarında özel sektörü de ön plana çekeceğini belirtmiştir.

Laiklik

Devlet - Kilise, Kral - Papa kavramları ve bunların arasındaki ilişkinin nasıl olduğu, olacağı, olması gerektiği yüzyıllar boyunca filozoflar tarafından tartışılmıştır. Bazı filozoflara göre devlet yani kral gücünü Tanrı'dan aldığından gücünün meşruiyeti zaten dinle sağlanmaktadır, fakat bunlara karşı çıkan diğer filozoflar da; devletin, toplumsal (hukuksal da diyebiliriz) yaşamı; dinin ise, özel ve manevi yaşamı ilgilendirmekte düzenlemekte olduğunu öne sürmüşlerdir (bakınız, Dante Alighieri ve Ockham'lı William). Yani ikisi ayrı noktalardadır. Bu sürecin gelişimi ve devlet ile din işlerinin ayrılmasıyla laiklik kavramı günümüze gelmiştir. Laiklik, devletin herhangi bir dinden referans almayarak, tüm dinlere karşı tarafsız duruşunu sağlamasıdır. Din, devletin düzenine, yasa yapımına, anlayışına ve içeriğine yansımamalıdır. Çünkü devletin dini olmamalı ve din de devletin değil insanların bireysel hayat felsefelerinin ve görüşlerinin düzenleyicisi olmalıdır. Aynı zamanda dini olmayan devlet, tüm dinlere de eşit mesafede olmalıdır.

İnkılapçılık (Devrimcilik)

Atatürk İlke ve İnkılaplarının temeli anlayacağınız üzere İnkılapçılık ilkesine dayanmaktadır. Zira çöken bir imparatorluğun küllerinden yeniden bir Cumhuriyet kurup, birçok alanda kısa vadede yenilikler yapabilmenin en güzel açıklandığı nokta İnkılapçılıktır. İnkılapçılık, yeniliklere açık olabilmek, değişimin farkında olabilmektir. Yapılan devrimlerin faydalarını korumaktan başka, yine aynı şekilde değişen zamanlara da uyum sağlayabilmek ve dolayısıyla bu yönde faydalı yeniliklere açık olarak değişimi sağlayabilmek mühimdir. Tek bir düşünceye veya bir noktaya sabit bir şekilde bağlanıp kalmak, çürümekten ve paslanmaktan başka bir kazanç sağlamayacaktır. Atatürk bunu önemle vurgulamak istemiştir ve Nutuk'ta, Hitabe'de Türk gencine bu konuda her seferinde öğütler vermiş, ulusun ilerlemesini sağlayacak tüm yenilikleri oluşturma anlayışını İnkılapçılık olarak anlatmıştır.

Not: Kendimce ve kısaca Atatürk İlkelerini açıklamaya çalıştım. Atatürk İlke ve İnkılapları'nın listesini görmek isterseniz de buraya bakabilirsiniz. Yorumlarınızı esirgemeyin. Şimdilik esen kalın.

Devamını oku >>>

Bıçak Sırtı'ndaki kırmızı Ford Taunus...


Bu ara Bıçak Sırtı'ndan konuşur oldum hep. Aklıma geldikçe yazıyorum. Kaç gündür bunu da yazacaktım, bir türlü koyacak resim bulamadım en sonunda aran taran buldum bir tane. Neden mi bahsediyorum? Dizideki arabadan:

Pek temiz bir Ford Taunus bulmuşlar dizi için gerçekten. Viki'den baktım, 1939'dan başlıyor Taunus'un serüveni. Sağlam araba vesselam. Devamında Sierra ve Mondeo geliyor. Gerçi bana Ford Mustang'i de andırmıyor değil, ama onun hikayesi apayrı. Şuraya da bir bakmanızı tavsiye ederim. En alta da şık bir Shelby koymak şart oldu sanırım şimdi :)...


Shelby GT500

Devamını oku >>>

Optimus Prime'ı tanımak ister misiniz?


Peter Cullen...

1980'lerdeki Transformers furyasından beri Optimus Prime'ın arkasındaki isim:



Devamını oku >>>

Funda Arar - Yan yana (Bıçak Sırtı)


Geçen seneden beri beğenerek izlediğim Bıçak Sırtı'nın müziklerine ciddi anlamda hayranım. Hele dizinin sonunda Funda Arar'ın Yan yana şarkısı yok mu, anlatamam. Hatta anlatmayayım buyrun kendiniz bir dinleyin lütfen, ama özellikle sözlerin güzelliğine dikkat:



Sözleri:

Hiçbirşeyim yok senden başka,
Yani ölesiye zenginim.
Teslim olalım gel bu aşka,
Belli ki ben senin kaderinim.

Seni yaralar kendim kanarım,
Ah ben buna yanarım...
Yan yana bile senden ayrıyım,
Aşk bu değil sanırım...

Bıçağın sırtında olsak da,
Aşkın en derin yerindeyiz.
Belki sonsuz bir karanlıkta,
Ama ateşin ta içindeyiz...

Devamını oku >>>

4. sınıfın ara sınavları da biter...


Dün girmiş olduğum son 3 sınavdan sonra, ara sınav sürecini kapatmış olduk. Umarım iyi sonuçlar alabiliriz ve "son" ara sınavlarımızı vermiş oluruz.

Devamını oku >>>

İnsanoğlu kendini bir kez daha gösterdi: Fok Katliamı!


Kanada'da bu senelik 275.000 fok için daha "av" izni verilmiş. Doymak bilmeyen insanoğlu, fokları ne için mi istiyor dersiniz? Yıllık 20-25 milyon dolar kazanç sağlayan "kürk"ler için! Yani birkaç zengin, sosyetik, ünlü kadın giysin diye! Düşündükçe sinirlerim tepeme çıkıyor. Denebilir ki, "e o zaman balık, tavuk, büyükbaş hayvan hiçbirşey yemememiz de lazım" ama yine de ikisi arasında "etik" anlamda büyük farklar olduğunu düşünüyorum. Hele ki fokların nasıl avlanıldığını fotoğraflardan, videolardan görürseniz, ne demek istediğim çok çok daha iyi anlarsınız. Buraya sadece nispeten "masum" 2 fotoğraf ekleyebiliyorum. Elimizden birşey gelmiyor olması, daha da sinir bozucu!


Devamını oku >>>

iGoogle yararlıymış...



Günlerdir iGoogle, iGoogle diye gözüme çarpıyor Google'ın sayfasında, nedir diye bir bakayım dedim. Meğersem çok yararlı bir olaymış. Google'ı kendi istediğiniz şekilde özelleştiriyorsunuz. Haber siteleri, saat, takvim, RSS takipleri, hesap makinesi, oyunlar, aklınıza gelecek birçok şeyi Google ana sayfanıza koyup zamandan kazanabilirsiniz. Tema değiştirebilir, yeni bölümler ekleyebilir veya yaratabilirsiniz. Henüz araştırma aşamasında olduğumdan şunu kesin ekleyin diyebildiğim bir eklenti yok ama haber siteleri benim için yeterli olacaktır zaten ilk etapta... Yapmanız gereken tek şey iGoogle bağlantısına girip oturum açmanız ve özelleştirmeye başlamanız...

Devamını oku >>>

The Incredible Hulk


Hatırlarsınız belki, 2003 yılında Hulk, Eric Bana ve Jennifer Connelly'nin başrollerinde vizyona girmişti. Ancak ne yazık ki başarıyı yakalayamadı ve hatta Marvel filmleri serisinde en kötüler arasında yer aldı. Şimdi ise oyuncu kadrosunun, senaryonun ve yönetmenin tamamen değiştiği The Incredible Hulk Ağustos 2008'de vizyona girmeye hazırlanıyor (Türkiye tarihi).

Kimi yerde bu film için Hulk 2 deniyor kimi yerde ise Hulk baştan çekiliyor deniyor. Bence de 2. film olamaz çünkü dediğim gibi kast tamamen farklı. Bu sefer Hulk (Bruce Banner) rolünde Edward Norton (şaşırtıcı değil mi?) ve Betty Ross rolünde ise Liv Tyler (bu da bir hayli şaşırtıcı) var. Ayrıca yeni Hulk'un IMDB'deki listesinde ne hikmetse Tony Stark (Iron Man) gözüme çarptı yani Robert Downey. Görünen o ki Iron Man bundan sonra tüm Marvel filmlerinde karşımıza çıkacak :)... Neyse lafı uzatmadan sizi The Incredible Hulk'un fragmanı ve aynı zamanda perde arkası görüntüleriyle başbaşa bırakalım:



Devamını oku >>>

Bazen yürümeden önce koşmanız gerekir...


Demir Adam'dan bir fragman daha açığa çıktı. 2 Mayıs bir olsa da filmi bütün haliyle bir izleyebilsek artık... Ama fragmanların da tadına doyum olmuyor. Iron Man yani Demir Adam, 2. kostümünü uçmak için test ederken izliyoruz:


Devamını oku >>>

Blogger (Blogspot) için Etiket Bulutu oluşturmak...


Hemen söylemek lazım ki, Etiket Bulutu'nun orijinal yazısını hazırlayan phydeaux, şurada işi güzel ve basitçe anlatmış. Oradan uygulayıp, kolayca siteme ekleyebildiğim için, ben de yazıyı tercüme edip basitçe anlatmaya çalışacağım.

Başlıyoruz...

Öncelikle hiçbirşeye dokunmadan her ihtimale karşı blogunuzun yedeğini alın ki ters birşey olursa tekrar eski haline geri dönebilesiniz. (Yerleşim=>HTML'yi Düzenle=>Tam Şablonu Yükle)

Şimdi HTML üzerinde 3 parçalık kod ekleyeceğiz. Ama bundan önce blogunuzda zaten bir "Etiket" öğesinin bulunması gerekiyor. Yoksa ekleyin. "Widget Şablonlarını Genişlet" bölümü kapalı haldeyken operasyona geçiyoruz.

Evvela,

]]></b:skin> kodunu bulun ve öncesine Kod 1 dosyasındaki kodları yapıştırın.

Yine,

]]></b:skin> kodunu bulup bu sefer sonrasına Kod 2 dosyasındaki kodları yapıştırın. Ama </head> kısmından önce olmalı dikkat edin.

Yani kısaca özetlemek gerekirse şöyle bir kronoloji olacak:

KOD 1

]]></b:skin>

KOD 2

</head>

Şimdi de Etiket öğemiz üzerinde değişiklik yapacağız. Bunun için,

<b:widget id="Label1" title="Labels" type="Label" locked="false"></b:widget>

satırını bulmalısınız. title='Labels' değişik olabilir. (Etiketler, Kategoriler, ne isim vermişseniz...)

Bu satırı da bulduktan sonra, bulduğumuzu satır da dahil olmak üzere silip, Kod 3'teki kodları aynen yerine kopyalıyoruz.

Hepsi bu kadar. Şimdi kaydedip, blogunuzu görüntüleyebilirsiniz. 2 tane bilinen sorun var yaptığımız kodlarla ilgili. Bunlardan biri 1'den fazla yazıya sahip hiç etiketinizin henüz olmaması. Yani 2, 3 yazılı etiketleriniz varsa dert etmeyin. Diğer bir sorun da etiketlerin tırnak işareti (") içeriyor olması.

Peki herşey tamam ama blogunuzun temasına göre renk değişiklikleri veya ayarlamaları nasıl yapacaksınız?

Tabii ki yapıştırdığımız kodlar içerisinde hepsini ayarlayan bölümler var. Bunları yazalım:

var cloudMin= 1;

Bir etiketin gözükmesi için gerekli asgari mesaj sayısı. Eğer tüm etiketlerin gözükmesini istiyorsanız 1'de bırakın. Örneğin, etiketlerin 3 yazıya sahip olduktan sonra gözükmesini istiyorsanız, 3 yapmalısınız.

var maxFontSize = 20;
var maxColor = [0,0,255];
var minFontSize = 10;
var minColor = [0,0,0];
var lcShowCount = false;

İşte bu bölümler etiketlerin yazı büyüklüklerinin en küçük ve en büyük halleriyle, renk aralığını belirlediğimiz yer. En büyük yazı için maxFontSize, en küçük yazı için minFontSize, renk ayarlamaları için de maxColor ve minColor üzerinde oynamalar yapabilirsiniz. Renklerin kodlarını bilmiyorsanız buradan veya şuradan yardım alabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken bir nokta, renkleri yukarıda olduğu gibi [x,x,x] formatında yazmalısınız.

var lcShowCount = false;

Kısmına gelelim. Bulutunuzdaki etiketlerin kaç yazıya sahip olduğunun görünmesini istiyorsanız = true yapın, istemiyorsanız = false kalmalı.

#labelCloud {text-align:center;font-family:arial,sans-serif;}

Bölümünden buluttaki etiketlerin yazı tipleriyle oynayabilirsiniz.

#labelCloud .label-count

Satırı ile de eğer yazı sayısını açtıysanız, sayıların görünüşüyle oynamalar yapabilirsiniz.

Tebrik ederim, artık blogunuzun bir Etiket Bulutu var. Yapanların veya yapamayanların görüşlerini, yorumlarını bekliyorum. Unutmadan .txt halinde verdiğim kod (Kod 1, 2, 3) dosyalarını IE'de açtığınızda boş bir ekranla karşılaşabilirsiniz, bunun için dosyaları hedefi farklı kaydet diyerek indirip görüntüleyin veya açılan boş ekrandan kaynağı görüntüleyin.

Devamını oku >>>

Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü


Madem yardımcı olacağız dedik, yazdığım başlıkları da toplayayım bu konu altında. Efendim güzel bir bölümdür Uluslararası İlişkiler. Eğer siyaset, politika, tarih, uluslararası sistemler, ideolojiler, vb. ilginiz var ise sevebilir/ısınabilirsiniz. Kocaeli Üniversitesi'nde okumak da maceralarla doludur. 2007-2008 eğitim yılından itibaren müfredatın değişmesi sebebiyle, bazı derslerin ismi değişti, bazı dersler kaldırıldı, bazı da yeni dersler eklendi. Yeni öğrencilere kimi ders isimleri tanıdık gelmeyebilir.

GLOBALIZATION: İngilizce proje - Küreselleşme dersi için de yardımcı olabilir
Makro İktisat (Ekonomi) Yazı 1
Makro İktisat (Ekonomi) Yazı 2
Makro İktisat (Ekonomi) Yazı 3: Kısa Kısa İpuçları
Avrupa Diplomasi Tarihi
Uluslararası Güvenlik İpuçları
Deniz Hukuku İpuçları
Dünya Siyasetinde Afrika

Bazı dersler için http://kouli.kou.edu.tr/index.php?option=com_weblinks&catid=2&Itemid=23 adresinden de dökümanlar bulabilirsiniz.

Devamını oku >>>

Pixar'dan animasyonlar...


Pixar - Tennis Commercial (Favorim):



Lamp of the Pixar:



Pixar Lifted:



Geri's Game 1997 Pixar Short Film:



Pixar Knick Knack Short Film 1989:



Pixar - For The Birds 2000 Short Film:


Devamını oku >>>

Buz Devri 3: Dinazorların Doğuşu - Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs


Sonunda Temmuz 2009'da vizyona girecek olan Ice Age 3'ün de fragmanı açığa çıktı... Bizim Scrat yine fındığının (ya da her neyse) peşinde... Manfred, Sid, Diego üçlüsü yine beraberler fakat grubumuz bu sefer daha büyük arkadaşlar edinecek gibi, zira filmin ismi de Ice Age 3: Dinazorların Doğuşu (Günü). Yani dinazorları konu alan bir film olacak. Bakalım merakla bekliyoruz... Fragmanı aşağıdan izleyebilirsiniz:





Devamını oku >>>

Eurovision 2008 - Mor ve Ötesi: Deli


20 Mayıs'ta Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da ön elemesi yapılacak olan Eurovision 2008'e Türkiye'den Mor ve Ötesi'nin katılacağını herkes biliyordur. Şu sıralar "Deli"nin video klibi de televizyonlarda verilmeye başlandı. Türkçe hazırlanan "Deli" bence gayet iddialı. Ön elemeyi kesin geçeceğimizi düşünüyorum. Önce Deli'nin ilk yayınladığı halini verelim:


Bu da video klibi:


Şarkının sözleri:

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor direniyor direniyor

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

Bir akıllı bir yarım deli
Dört yanım akıllı bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli bir ben deli

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

Mor ve Ötesi hakkında ayrıntılı bilgi için:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mor_ve_%C3%B6tesi
http://www.morveotesi.com/
http://www.myspace.com/morveotesi

Devamını oku >>>

Ders / Kitap / Not yardımları


Kocaeli Üniversitesi - Uluslararası İlişkiler öğrencisi olduğumdan (bitiyor az kaldı) aynı okul / fakülte / bölümden takip eden arkadaşlara dersler, hocalar, kitaplar, notlar hakkında yardımcı olmaya çalışırım her zaman. Bir söylemek istedim... :)

Özellikle Makro İktisat dersini Dr. İsmail Şiriner'den alıyorsanız, Makro İktisat yazılarına bakabilirsiniz... ;)

Devamını oku >>>

Transformers 2'de Constructicons olacak!


Yönetmenliğini yine Michael Bay'in üstlendiği 2. Transformers filmi 2009'da vizyona girmeye hazırlanadursun, biz de etrafta dolaşan dedikoduları konuşalım. Internet'te rastladığım bir habere göre yeni filmde Constructicon'lar Decepticon'lara katılacaklar. Filmin hikayesi nasıl gelişecek henüz hepsi sürpriz durumda ama Constructicon'lar demek Constructicon'ların birleşiminden (Scrapper, Bonecrusher ((ilk filmde Optimus Prime haklamıştı?)), Scavenger, Mixmaster, Hook ve Long Haul) Devastator (ilk filmdeki Tank olan Devastator bir hata olarak adlandırılmış aslında adı "Brawl" olmalıydı) demek. Yani devasa bir robotla karşı karşıyayız, şöyle bir fan foto ile görselleştirelim:


Devamını oku >>>