Son 1 saattir verilen haberlere göre, Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nin Irak sınırındaki Aktütün Jandarma Sınır Karakolu'na yapılan saldırıda 1 astsubay, 6 uzman erbaş ile 8 erbaş ve er olmak üzere 15 asker şehit olurken, 2 uzman erbaş ise de kayboldu.
Şimdi esasında söyleyecek çok söz var. Ama hepsini yutuyorum. Aslında sırf kendimi tutup yazıyı üstün körü geçmiş olmamak için, konuyu hiç yazmayacaktım, ancak kayıtsız da kalamadım.
Yıllardır her haber bülteninde "şehit haberleri" dinliyoruz. Yıllardır... Bu hiçbir bahanesi olmayan çok acı ve ciddi bir gerçektir. İşin bir boyutu da, içimdeki "inancı" yitirmeye başlamış olmam. Geçmiş zamanlarda bir devlete bakıyorsunuz, kaçırılan 2 (yazıyla iki) askeri için ortalığı birbirine katıyor, bize bakıyoruz 35.000 (yazıyla otuzbeşbin) şehit vermişiz, halen demeçler aynı: "Terörle mücadeleyi kararlı ve kapsamlı şekilde sürdüreceğiz." Şaka mı bu ya? Mücadeleyi sürdürmek... Yani aslında cümlenin içerisinde "terörü bitireceğiz" anlamı yok. Yani ben bulamıyorum. Olsaydı zaten 25 seneyi aşkındır aynı şeyleri yaşıyor olmazdık diye de düşünüyorum.
Efendim bu işi kapsamlı şekilde ele alırsak, çok vahim konulara değinmemiz gerekir. Şimdi her emekli üst rütbeli askerimiz, bölgeyi avcunun içi gibi bildiğini söylüyor. Eğer böyle ise, nasıl bu kadar savunmasız kalınabiliyor bilinen yerde? Halen doğru düzgün önlemler nasıl alınamıyor da gündüz vakti baskın yapılabiliyor?
Hadi işin askerî boyutunu geçtim, ya yıllardır vergilerden, lotolardan, oradan buradan, eğitime ıvıra zıvıra toplanan paralar nereye gidiyor? İki gün önce haberlere bakıyorum, Doğu'da bir mahalle, köprüleri yok, kendilerince tahtadan, can güvenliği olmayan, teleferik yapmışlar, bu şekilde karşıya geçiyorlar. E ama yuh ya! 2008'deyiz, yeni yetme bir ülke de değiliz ki eksiklerimizi kapatmaya henüz zaman bulamayalım. Yahu bu ülkenin valileri, kaymakamları napar?
Bakıyorsunuz, halen okulları yok, okulların tuvaletleri yok, okulları olsa öğretmenleri yok, hepsi olsa okula gidecek yolları yok... E siz bu çocukların ne olmasını bekliyorsunuz? Nihayetinde halkın da "doğum kontrol" denilen şeyden haberi yok, bölgeye bir bakıyorsunuz 7-8 çocuklu aileler...
Nedir bu basiretsizlik? İlgisizlik? Doğu ve Güneydoğu Anadolu için hızlı kalkınma projeleri hazırlayıp, uygulamak çok mu zor? Bence hayır. Bölgelerin eksiklikleri belirlenir, kaynaklar ayrılır ve işe başlanır. Okulsa okul, yolsa yol, köprüyse köprü, sınırsa sınır, ışıklandırmaysa ışıklandırma, nedir yani? Derme çatma bir ülke değiliz ki biz!
Ama şimdi ne olacak ben söyleyeyim, 15 şehidimizin cenazesi kaldırılacak, kimileri "vatan sağ olsun" diyecek, kimisi öfkeli bir şekilde hükümeti paylayacak, ama 1 hafta bilemediniz 2 hafta sonra unutulacak... Ateş düştüğü yerde kalmış olacak. Vatan sağ olsun da, insanlarımız da "sağ" olsa daha iyi olmaz mı artık?


3 yorum:
06 Ekim 2008 Pazartesi 20:25
Olayın askeri yönüne bakmak istiyorum ben biraz.
Bu saldırı ve verdiğimiz 15 şehit gösteriyor ki askeri açıdan çok büyük bir zaafımız varmış. Neden;
Bu yerin stratejik önemi çok büyükmüş öyle ki ana geçiş yolunda bulunuyormuş teröristlerin. Fakat gelin görün ki karakol dediğimiz yerin binaları prefabrik ve çadırlardan oluşmaktaymış. Herhangi bir tahkimat bulunmamaktaymış. Bu bir zaaf , hadi diyelim ki bu var.
Saldırının olduğu saatler gündüz saatleri bahsi geçen terörist grubun da 200-300 kişi arasında olduğu ifade ediliyor. ABD ile sözde istihbarat anlaşmamızı bir kenara bırakalım. Bu üssün devriyesi yok mu ? Bu üssün gözetleme kulesi yok mu ? Bu üssün telsiz dinleme teçhizatı yok mu ? Hareket dedektörleri yok mu ? (Bunlar uzay teknolojileri falan da değiller gayet ordumuzun elinde bulunan envanterler) Hadi diyelim ki bu da yok. Tamamen hazırlıksız yakalandık.
Üsten çatışma haberi geliyor değil mi ? Nerde destek ? Sıcak bir bölge senin elinde onlarca S-60lerın ( Skorsky ) var AH-1S'lerin (kobra) var. Komandosundan bordo berelisine hepsi orada mevcut. Hiç mi Hazır kıtan , Acil müdahele gücün olmaz hazırda ? Kaldıramaz mısın kobrayı gönderemez misin çatışma alanına ? Insansız hava araçları var hemen bölgeye kaldırıp bir tanesi gözetleme altına alamaz mısın saldıranları kaçacakları yeri gözetlemek için ?
Çatışma saatlerce sürüyor yani az buz değil geçen süre bana kalırsa inanılmaz bir zafiyet bu. Burda düşük rütbelisinden yüksek rütbelisine askerlerin çok büyük sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Düşük rütbeli bütün bu önlemleri almadığı için , yüksek rütbelinin de bunları denetleyip eğer önlem yoksa gerekeni yapmadığı için ellerinde şehitlerimizin kanları var şu anda. Sonra kızılıyor askere göndermem oğlumu diyenlere bu ülkede. Orda ölen bütün gençler bugün yaşıyor olabilirdi. Özellikle de Dağlıca baskınından sonra bu saldırının olabilmesi demek bizim ders falan almamamız demek , askerlerimizin boşu boşuna ölmesi demek.
Eminim bu saldırı da unutulur 2 - 3 ay sonra bir yeri daha basarlar biz yine ağlarız şehitlerimize..
Sarah Connor'un dediği gibi "No Fate"...
07 Ekim 2008 Salı 12:51
deyiceklerim umarım yanlış anlaşılmaz ban bütün bu ihmalkarlıklar ve komutadaki zahafiyetler bazı şeylerin bilerek olmasına izin veriliyor hissi uyandıroyr bende. gündüz vakti yapılan bir saldırıya ki sınır karakoluna yapılıyor bu saldırı, buraya destek yollayana kadar iş işten geçiyor, zaten siz getirene kadar kaçan da kaçmış oluyor.
anlamadığım bir konu var, insanların pkk terörüne karşı duyarlılıklarını kaybetmemleri için bu kayıplara ihtiyaç mı varda bu kayıplar ihmalkarlıklar üzerine böyle 10ları geçiyor her saldırıda. ya ordumuzu gözümüzde çok büyütüyoruz yada onlar bizle dalga geçiyorlar ve istediklerinde kandil dağını bbg evi gibi izliyoruz ama işte arada 300(çok az bir sayı herhalde) kadar bir grup gizlice sınırı geçiyor, karşısında bulunan ki karakola avantaj sağlıcak şekildeki bu yerlere ağır slahlar getirilip saldırabiliyor ama biz bunları gündüz gözüyle göremiyoruz, tespit edemiyoruz.
ben devletten ve silahlı kuvvetlerden bir tek cevap bekliyorum. bu terörü hem siyasal hemde askeri yoldan bitirmek istiyorlar mı, istemiyorlar mı?
07 Ekim 2008 Salı 13:12
Şimdi, sorgulamakta çok haklısın ve böyle düşüncelerin oluşması da gayet doğal.
Yalnız dün Teke Tek'te Erdal Sarızeybek konuktu. Kendisi bu konularda lafını hiç esirgemiyor, neyse ne. Ama birkaç konuya açıklık getirdi.
1) Sıcak çatışma halinde helikopterler yardım edemezmiş. Zira bölge zaten yeterince zor bir alan olduğu için, kendi askerini vurma riskin çok olurmuş.
2) Bu PKK'lı grubun yeri bilinse dahi, hava saldırısı yapılsa bölgeye, rastgele atışlar olacağından, tamamını yoketmek mümkün olmuyormuş.
3) Bir de şu gündüz gözüyle nasıl görülmedi sorusu için şunu dedi: Arazi dağlık ve engebeli, düz bir yer yok. Askerler dürbünle bakıyor, karakola doğru dümdüz yaklaşan 300 kişilik bir grubu göremiyor diye birşey yok, terörist dağın üzerinde yılan gibi sinerek, dolanarak, sinsice yaklaşıyor.
Zaten bölgenin haritasını da gösterdi. Dağlar sürekli birbirlerini engelliyorlar görüş için. Bu bakımdan öylesi bir karakola baskın yapılması zor olmuyor. Peki o karakol niye orada, çünkü teröristlerin esas yollarından biri. Karakol belki daha sağlam hale getirilebilir fakat sabit duran birşey yine savunmasız oluyor.
Tek yol, gidip teröristi asıl yerinde vurmak yani esas kamplarına operasyon düzenlemek. Ama havadan değil karadan. Karakolda beklemektense sürekli alan arayışına çıkmak en sağlıklı savunma yöntemlerinden birisi olarak söyleniyor hem Erdal Sarızeybek hem de Osman Pamukoğlu tarafından.
Yorum Gönder
Lütfen ANONİM seçeneğiyle İSİMSİZ olarak yorum BIRAKMAYIN.
Web Siteniz var ise http:// protokolü ile ekleyin.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.
• Bu yazıya gelen yorumları takip etmek istiyorsanız, yorum formunun altındaki "Kaydol" bağlantısını kullanabilirsiniz.