Kişiler laik olabilir mi, olamaz mı? Bunun cevabını arıyoruz...


Geçmişti de önüme gelen fakat bu aralar sıkça karşılaştığım bir sorunsalın cevabını burada aramak istiyorum. "Kişiler laik olabilir mi, olamaz mı?"

Öncelikle laiklik ne demek, onu yazalım. Hatta şurada güzelce yazmışım, oradan alayım:

Laiklik

Devlet - Kilise, Kral - Papa kavramları ve bunların arasındaki ilişkinin nasıl olduğu, olacağı, olması gerektiği yüzyıllar boyunca filozoflar tarafından tartışılmıştır. Bazı filozoflara göre devlet yani kral gücünü Tanrı'dan aldığından gücünün meşruiyeti zaten dinle sağlanmaktadır, fakat bunlara karşı çıkan diğer filozoflar da; devletin, toplumsal (hukuksal da diyebiliriz) yaşamı; dinin ise, özel ve manevi yaşamı ilgilendirmekte düzenlemekte olduğunu öne sürmüşlerdir (bakınız, Dante Alighieri ve Ockham'lı William). Yani ikisi ayrı noktalardadır. Bu sürecin gelişimi ve devlet ile din işlerinin ayrılmasıyla laiklik kavramı günümüze gelmiştir. Laiklik, devletin herhangi bir dinden referans almayarak, tüm dinlere karşı tarafsız duruşunu sağlamasıdır. Din, devletin düzenine, yasa yapımına, anlayışına ve içeriğine yansımamalıdır. Çünkü devletin dini olmamalı ve din de devletin değil insanların bireysel hayat felsefelerinin ve görüşlerinin düzenleyicisi olmalıdır. Aynı zamanda dini olmayan devlet, tüm dinlere de eşit mesafede olmalıdır.

Şimdi durum şu ki; çeşitli yorumlarda, "kişiler laik olmaz, laiklik devlete mahsustur, bizse insanız!" şeklinde açıklamalar görüyorum. Bunlara cevabım da şu şekilde oldu:

Bir düşünceyi savunan, destekleyen insan, o düşüncenin adıyla anılmaz mı? x bir -izm'i destekleyen bir insan -ist olmaz mı (sosyalizm, sosyalist gibi)? E, Cumhuriyet = Demokrasi = Özgürlük diyorsak ve bunun için laiklik de lazımsa, devlet düzeninde laik düşünceyi benimsediğimizden laik veya laikçi veya her neyse, olunmaz mı? Kişi, "ben laikim" diyorsa bu "ben ateistim" mi demektir? Kesinlikle, HAYIR efendim ne alakası var. Nitekim laikim diyen kişi, dinini açıklamamaktadır, sadece "ben yaşadığım düzende, laiklik ilkesinin yer almasından yanayım..." demektedir. Nihayetinde kimse de inancını açıklamak durumunda değildir. Kişiler inançlarından ötürü ne sorgulanabilir ne de yargılanabilir (bu inanç kendisine ve çevresine zarar veriyorsa iş değişir elbette ki). Dolayısıyla böyle bir durum söz konusu iken, laikim ben diyen insanın anlatmak istediğinden farklı şeyler çıkarmaya çalışmak, bana art niyet gibi geliyor.

Şimdi de sizlerin yorumu alalım, siz ne diyorsunuz?


2 yorum:

Yeşil Zeplin

01 Ağustos 2008 Cuma 23:22  

"kişiler laik olmaz" diyenlerin ağızlarından hiç düşürmedikleri "demokrasi" olgusunun gerekliliğine inananlar (ki gerçek anlamda demokrasi siyasal düzenin olmazsa olmazıdır) nasıl demokrat oluyor ve bir kavram kargaşası yaşanmıyorsa laikliğin gerekliliğine inananlar da laiktir, bu kadar basit. laiklik ilkesini savunanlara laikçi, bir avuç elit gibi tanımlamalar getirmek, en kötüsü de laik olduğunu söyleyen insanları dinsizlikle itham etmek tamamen çarpık bir zihniyetin ürünüdür ve en basit gerçeklerin bile garip şekilde çarpıtılmasıdır.

Adsız

03 Ağustos 2008 Pazar 09:27  

Prospektüs

Kullanmaya başlamadan önce prospektüsü baştan sona dikkatlice okuyunuz.

- Prospektüsü muhafaza ediniz. Daha sonra tekrar okuma ihtiyacını duyabilirsiniz.
- Diğer sorularınız için CHP veya laik sivil toplum örgütlerine danışınız. Not: Lütfen DB’yi rahatsız etmeyiniz kendisi son derece meşgul bir zattır ve sizin sorunlarınız ve sorularınız ile ilgilenemez.
- Bu sadece sizin kullanımız için hazırlanmıştır. Bu nedenle başkalarına kullandırılmamalıdır. Sizinle aynı zihniyet belirtilerine sahip olsalar dahi, başkaları tarafından kullanılması, kullananlara ciddi zararlar verebilir.
- Yılda bir gibi belli aralıklarla Anayasa mahkemesi kontrolüne gidilmelidir.

Nedir ve hangi durumlarda kullanılmaktadır:
Laik ve anayasal düzen, Türk kimliğini, Atatürk milliyetçiliğini ile problemleri olanlar ve milli servet ve milli sermayeye karşı uluslar arası konsorsiyumları tercih edenler tarafından kullanılması tavsiye edilmektedir.

Yan etkileri:
Kamu kurum ve kuruluşları, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti taraftarları ile bağdaşmaz. Ulusal çıkarlar, yani milli menfaatler doğrultusunda hareket etmeye özen gösterenler ile sürekli bir çatışma ve gerginlik ortamı yaratır. Bencillik, şahsi menfaat belirtileriyle boy gösterir. Zaman, zaman toplumsal depresyonlara yol açar.

Yan etkilere karşı alınacak önlemler:
Bu zihniyete karşı olanların, tehlike bertaraf edilene kadar bir çatı altında toplanması ve gelecek seçimlere öyle gidilmesi.

Kullanım bilgisi:
125 mg – İrtica
175 mg – Bölücülük
125 mg – Ticaret
Etkili madde: İnsanların cahilliği

Ruhsat Numarası:
22072007

Sunum şekli:
Kesin alkol ve sigara yasağı, az miktarda sözde laiklik ile titiz bir tesettür.

Ticari sunum şekli:
AB(D) sömürgesi

Ruhsat sahibi:
AB(D)

Üreticisi:
AKP, MHP

Temsilcisi:
RTE

Son kullanım tarihi ve depolama:
Seçimler ya da Anayasa mahkemesi tarafından belirlenir. Depolamak için lütfen tarikat, aşiret, vakıf ve mümkünse örümcekli ve karanlık ortamlar tercih edilmelidir. 250 altında saklayınız. Güneş, medeniyet ve ışıktan koruyunuz.

Önder Gürbüz
www.gurbuz.net

Yorum Gönder

Lütfen ANONİM seçeneğiyle İSİMSİZ olarak yorum BIRAKMAYIN.

Web Siteniz var ise http:// protokolü ile ekleyin.

• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.

• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.

• Bu yazıya gelen yorumları takip etmek istiyorsanız, yorum formunun altındaki "Kaydol" bağlantısını kullanabilirsiniz.