Laiklik ateistlik mi demektir veya Metallica konserindekiler satanist miydi?


Başlık yanlış anlaşılmasın, ben demiyorum bunları... Fakat az önce böyle kelimelerin geçtiği bir köşe yazısı okudum. Yorum yapmak istedim fakat yorum sayfası dakikalarca açılmadığı için, ben de yazıyı kendi köşeme alıp, buradan cevap verme ihtiyacı hissettim. Hakaret etmeyeceğim, saldırıda bulunmayacağım, sadece sesli düşünmek istiyorum. Öncelikle yazıyı şuradan da okuyabilirsiniz. Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç kaleme almış. Ben de aynen dokunmadan yapıştırayım Ali Bulaç'ın yazısını:

---

"Sözün bittiği yer!

Güngören'de gerçekleştirilen terör eyleminde 17 insan hayatını kaybetti, 150 kişi yaralandı. 70 milyon insanın yüreğine ateş düştü, inanıyorum ki Türkiye'nin her tarafında insanlar bu dehşet verici olay karşısında kahroldular.
"70 milyon" diyoruz, 70 milyonun hepsi değil; bunun istisnaları var. İstisnalar tabii ki azdır. Belki yedi bin, belki 70 bin. İsterseniz bunları sıralayalım:

Hiç kuşkusuz, en başta bu vahşeti planlayanlar, gerçekleştirenler. Tabii ki bunların içi yanmadı, aksine "işleri"ni gerçekleştirmiş olmanın "gururu"nu yaşadılar, "mutlu" oldular. Bedenleri parçalayarak elde edilen mutluluk! Başardıklarını zannettiler. Aslında bu insan kılığından çıkmış yaratıklar, kendilerini aldattılar, çünkü "gurur" aldanma ve aldatmadır. Bu nasıl vicdandır ki, insana masumları katletmeye izin veriyor! İnsanların canına kastetmek övünülecek bir iş değildir, aşağılık bir fiildir, katilliktir, caniliktir. Bu fiili meşru veya mazur gösterecek hiçbir ulvi gerekçe olamaz.

70 milyondan istisna etmemiz gereken başkaları da var. Bunların kategorileri farklı. Mesela, Güngören sokaklarında can pazarı yaşanırken, doğumuna 13 gün kala hamile bir anne bebeğiyle, insanlığın ilk masumiyet halini bütün sevimliliğiyle yüzünde taşıyan 5 yaşında bir çocuk, 13 yaşında gencecik bir kızcağız paramparça olurken, ekranlarında eğlenmeye devam edenler; vur patlasın çal oynasın göbek atanlar. Çığlıklar kulaklarına ulaşmadı ya da ulaştı da "kulaklarında ağırlık" olduğu için duymadılar. "Kalbinin üzeri örtülü" olanın ne kulağı işitir, ne gözü görür. Basireti bağlanmıştır çünkü.

Her zamanki gibi İbrahim Tatlıses baş rollerdeydi, yanı başında yaşanan vahşeti umursamadı, duymadı bile. Boyattığı saçlarından, yaşından-başından utanmadan, elinde mendil göbek atmaya devam etti; artık insani hasletlerinin büyük bir bölümünü kaybetmiş toplama seyircileri de ona eşlik etti. Bu onun ilk vukuatı değildir. Hakkari Dağlıca baskınında 12 gencecik askerin hayatını kaybettiği olayda da İbo göbek atmaya devam etmişti.

Sadece Atv'de İbo mu? Devletin kanalı TRT 1'de şarkıcı Emel Müftüoğlu ve Şafak Sezer'in birlikte sundukları 'Çifte Kavrulmuş' adlı programda da aynı saygısızlık yaşandı. Devletin televizyonu, hemen yayınını kesmiyor, halkı eğlendirmeye devam ediyor. Star'da 'İkizzler' adlı şarkı yarışması, Fox TV'de 'Roman Star' gibi yarışmalar yine sazlı sözlü eğlencelerine devam etmekte hiçbir sakınca görmediler. Daha trajik olanı, ertesi gece, yani olayın üzerinden 24 saat geçtiği halde TRT Int şarkılı türkülü, göbekli danslı program yaptı; bütün dünyaya, bunca insanın can verdiği, yaralandığı olayın devlet televizyonunun umurunda olmadığı mesajını vermiş oldu. Muhtemelen şekerim yükselmiş olacak ki, telefon açıp "Beyler, hiç mi bu canlara saygınız yok!" diyecek oldum, telefonu suratıma kapattılar. Muhafazakâr-demokrat bir iktidar döneminde yayın yapan devlet televizyonudur bu, hikmet-i hükümet etmiştir, hikmetinden sual olunmasını istemez.

Başkaları da var! İstanbul'un göbeğinde, Ali Sami Yen'de Metallica adlı müzik grubu bir konser verdi. Türkiye'nin her tarafından 40 bin kişi toplanmıştı. Programın başlamasından 15 dakika önce, konserin verildiği yerden birkaç km ötede, yani Güngören'de cesetler parçalandı; kol bacak havaya uçuştu. Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin de umurunda olmadı. Transa geçmiş vaziyette kafalarını sallamaya devam ettiler; tepindiler; kendilerine özgü ritüelleriyle satanizmden ödünç tapınmalar yaptılar. İçtiler, bağırdılar, gürültüyü bastıran gürültü cinsinden müzikleriyle İstanbul semalarından arşa yükselen çığlıkları, bedenleri parçalanan masum insanların feryatlarını bastırmaya çalıştılar. Ve elbette sorumsuz gazete ve televizyonların boy boy yayınladığı kanlı ceset görüntüleri. Bu, kan tutmasının insana vahşeti teşhir ettirmesidir!

Burası sözün bittiği yerdir. Bu ülkede hiç kimse, hiçbir merci, sözü bitiren bu saygısız, bu umursamaz, bu artık hissizleşmiş insanlara bir şey diyemiyor. Hepimize yazıklar olsun!


---

Sırayla gidelim. Yazı "olumlu" başlıyor. Evet, televizyon programları, özellikle "eğlence" konseptli olanlar, programa ara verebilirlerdi, içeriğini değiştirebilirler veya hani "göbek atma" vaziyetinden çıkıp daha sığ bir şekilde programı sürdürüp kapatabilirlerdi. Bu konuda haklısınız. Çünkü onlar günlük veya haftalık yayınlar ve bir kerelik böyle birşey yapmaları mümkün.

Fakat gelelim Metallica konseri ile işin çığırından çıktığı noktalara. Şimdi evvela açıklayayım, konsere ben gitmedim. Yani herhangi bir şekilde "üzerime alındığım" bir nokta yok. Fakat yazıdaki vahim noktalardan ötürü, kendime sormadan edemediğim noktalar ortaya çıktı.

Konser dediğimiz kavram, TV programı kadar dış dünya ile etkileşimli bir unsur değildir. Yani demek istediğim haberlerin "aktığı" bir TV'de program sunuculuğu yapmakla, tamamen dış dünya bağlantınızın kopmak durumunda kaldığı bir etkinliği aynı kefeye koyamazsınız. Patlamanın olduğu dakikalarda, önceki geceden beri konseri bekleyen insanlar çoktan stada girmişler ve herhangi bir şekilde haber alabilecekleri bir kaynaktan tamamen uzakta kalmışlardır. Daha basit açıklayayım, patlama olduğunda, konserdeki insanlar imkânları dahilinde olmayan sebeplerden ötürü patlamadan en ufak bir bilgileri yoktu. Zaten bilgisi alınmayan bir haberden ötürü kesinti yapılamazdı. Unutmamak lazım ki, haber gelse bile 9-10 senede bir gelebilen yabancı bir grubun haftalar önceden satışa sunulan biletleri alarak gelmiş insanlara "konser" sorumluluğu vardır ve o gün için yarıda kesmek bu tip büyük organizasyonlar için ne yazık ki mümkün olmayan şeylerdir, nihayetinde bir düğün salonu eğlencesinden bahsetmiyoruz. Aynı şekilde bir Eurovision'ı, Şampiyonlar Ligi Müsabakasını yarıda kesmek mümkün müdür?

Ayrıca bu o kadar "mantıksız" bir hedef alma ki, size aynı şekilde onlarca örnek verebilirim. Misallerle gidelim; yine o saatte Kadıköy'de ailesiyle sinemada olan şahıslar, sinemayı size göre "şuursuzca" izlemeye devam ettiler diye insanlık dışı bir hareket mi yaptılar? Hayır efendim, haberleri yoktu en başta. Olsa bile henüz işin vahametinde değildiler, çünkü o gece, o saniye durumu anlayabilecek bir noktada değildiler. Aynı şekilde o gece o saatte sevdiği insana evlenme teklifi yapan insan ya da eşiyle yemeğe çıkmış insan veya çocuklarını parka götürmüş insanlar da böyle sert ithamlara maruz kalabilir mi? Veya... Bu olay bir Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin son 10 dakikasında yaşanmış olsa idi, aynı yakıştırmaları yapar mıydınız taraftarlara?

Burada belli ki iş Metallica ve oradaki izleyicilerin "tarz"ları sebebiyle değişmiş. Tabii ki Güngören'deki insanların acısı sebebiyle yüksek miktarda ajitasyonlarla okları belirli yere çekme çabası sezilmekte. Yazıdaki "laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin" kısım ile bu durumu net bir şekilde görebiliyoruz. Ne üzücüdür ki burada tüm "laikliğe" ithamda bulunulmuş bir hava algılayabiliyoruz. Laik insan, ateist midir efendim sorarım? O cümlenin içindeki kelimelerin orada ne işi olduğunu geçtim, içinde "laiklik"* ne aradığını hiç anlayamadım. Demek laiklik de, hakaret ve karalama maksadıyla kurulan cümlelerde kullanılabiliyormuş. Ama laik, ateist gibi kelimeler hakaret midir ki? Hayır. E agnostik, o da değil. Peki aczmendi? Onu bilemedik, giyiniş tarzlarından ötürü eklenmiş olsa gerek yoksa cümle içinde tezat bile kaçıyor. O zaman hakaret maksadını nereden çıkardım?

1) Oradaki insanların 1 tanesi hakkında bile bilgi sahibi olmadan gelişigüzel sıfatlar eklenmesinden,
2) En sona eklenen "müsvedde" kelimesinden.

(*Bakalım ben neler demişim laiklik için: Buyrun)

Biraz daha indirgeyelim soruyu, bir insana sevdiği bir müzik türü sebebiyle ateist veya satanist damgası vurabilir miyiz? O insanı tanıyor muyuz bu kadar? O insanla hiç teşrikimiz olmuş mu? Veya olsa bile, herkesin inancı kendine değil midir efendim? Bize karışmak düşer mi eğer ki inancı kendisine ve çevresine zarar vermiyorsa?

Yapmayın beyler yapmayın... Moderniz, ilericiyiz, rasyonelliğe önem veriyoruz, Avrupa Birliği'ne girmek istiyoruz diye konuşurken, yanlış insanları yanlış kelimelerle hedef alarak yazmak, bizi hiçbir noktaya götürmez.


7 yorum:

Yeşil Zeplin

30 Temmuz 2008 Çarşamba 19:19  

yazının altına imzamı atarım, harika bir yazı. ben de o gece konserde bulunan biri olarak söylüyorum ki gece 1'e kadar olayla ilgili en ufak bir haber dahi duymadım, duymam da mümkün değildi. olaydan çok büyük bir çoğunluğunun haberi bile olmayan bir gruba karşı satanist, ateist, laik, fantastik, kuntastik gibi birbiriyle alakasız sıfatları yöneltmek ancak örümcek beyinlilere yakışır.

son bir nokta; ırak'ta müslüman kardeşleri katledilirken bu katliama seyirci kalan bir takım çook muhterem din büyükleri(!) de bu sıfatları hakediyor mu size göre?

maxigenous

30 Temmuz 2008 Çarşamba 19:23  

Ben konserdeydim Konserin başlamasına 15 dakika kala bombalar patlayınca dev ekrandan haber geçildi bütün stat haberi aldı sonra da "PATLADIYSA PATLADI HAYDİ BEYLER KAFALARI SALLIYORUZ, SATANİST RİTÜELLERE DEVAM" dedik. Başladık aczimendi tavrımıza sonuna kadar laikliğin kendini bilmezliği içersinde eğlendik orada.

Şimdi bir insan gerizekalı olabilir onun suçu değildir. Ama bir gerizekalıyı köşe yazarı diye çalıştıran adam suçludur. Şimdi "Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddeler" cümlesinde geçen kavramları bir araya koyup yazı diye gazetesinde yayınladığında bu parça tesirli cehalet bombasının PKK'nın atom bombasıyla bile yaratmasının mümkün olamayacağı bir zarar yaratmış olduğunu daha da ötesinde bu cehalet bombasının gözle görülür kol bacak gibi insan uzuvları koparmak yerine direk düşünme organı olan beyinleri havaya uçuruyor olması çok daha fena. Daha da kötüsü bu patlak beyinler belirttiğim gibi yazar olarak toplumun karşısına da çıkabiliyorlar. Üzücü bir durum ama Türkiye'nin de gerçeği ne yazık ki.

Eren Sevgi

30 Temmuz 2008 Çarşamba 23:06  

Zaman gibi bi' gazetenin yazarından da anca bu beklenir zaten.
O yazıyı hazırlayan gazeteci(?), yazar(?) şahıs; Metallica gibi bi' grubun değerini ve yaptıklarını anlamayı geçtim, o konserde bulunan insanlara ettiği hakaretlerde kullandığı kelimelerin anlamını dahi bilmiyor olsa gerek ki alakasız şeyleri birleştirip kendince sitemde bulunmuş.

Hatta şöyle söylemek istiyorum, böyle bi' gazetenin yapacağı yorumları okumak bile saçmalık!
ZamaN -> NamaZ (Aaa, tesadüfe bakın hele..)

Kağan

31 Temmuz 2008 Perşembe 11:07  

Bir akıl hastanesinde, bir zaman gelir ve deliler isyan çıkarırlar. Hastane doktorları bu isyanı nasıl bastırırız araştırması yaparlar ve bir sonuca ulaşırlar. Denerler...
İlk doktor içeri girer: Anadan doğma soyunup Canlı bombayım diye bağırarak içeri girer ancak deliler doktoru tutup camdan aşağı atarlar.
2. doktor gelir; canlı bombayım der yine, deliler umursamaz onuda aşağı atarlar.
Sıra baş hekimdedir, endişelidir ancak bir deney söz konusu olan, yapılmalıdır.
Canlı bombayım diye bağırarak içeri girer, ancak delilerin tepkisiz kalmasına hayret eder. Sorar; niye beni de aşağı atmadınız?
Kendisini isyanın elebaşı olarak gören bir deli; diğerlerininki fitile benzemiyordu die bir cevap verir...
Ne alaka diyeceksiniz laiklik ile ateizmin ortak noktasının yorumu bu mu; ancak bende bu yazıyı okuyunca bu tepkiyi verdim, ne alaka?

Seher

31 Temmuz 2008 Perşembe 12:23  

Bende o konserdeydim ve bu bombalama olayını eve gidince öğrendim. Ve gerçekten bu kendini yazar sanan şahsın yazdıklarını sadece geri kafalılığın ve saçmalığın son noktası olarak görüyorum.O kafasının içinde beyin yerine koskocaman bir boşluk olduğunu düşünüyorum. Bu yazıyı burda yayınlayan ardaşa çok teşekkür ediyorum. Kendiside çok yazmış yazdıklarının destekçiyim. Bu yazar ve onun gibiler ülkemizin geleceğini tehdit eden birer unsurdur. Bu yazar için son sözüm allah akıl fikir versin...!

Adsız

31 Temmuz 2008 Perşembe 19:43  

Birde şöyle düşünün.Eğer konsere giderken içinizden birisi yada farzedelim yakınlarınız,bu kanlı eyleme kurban gitseydi veya yaralansaydı sizin için önemli olan kendi görüşlerini belirten bir yazarı aşağılamakmı olurdu,yoksa Aşağılık PKK yine yapacağını yaptın ama bu yanına kalmaz senin,çünki çok yakında hak ettiğin dersi alacaksın,demekmi olurdu.Türkiyede yaşıyosanız,Türk iseniz ve öncelikle insanlığınız ölmediyse önce o olayda ufacık bir çocuğunda hayatını kaybettiğini görerek üzülürsünüz.

Adsız

01 Ağustos 2008 Cuma 16:03  

bir kere bu zihinsel engelli arkadaşın şöyle bir hatası var; terörün amacını öğrenememiş. terör, halkı paniğe ve kaosa götürmeyi amaçlar. bu da diyor ki; eğlence programları devam etti, herkes şarkılar söylüyordu... söyleyecek kardeşim, 2. dünya savaşının bile birçok cephesinde insanlar şarkılarla tutundular mücadeleye... ha bu adama sorsan, lili marlen de lanet olası bir şeydir, neyse...
şöyle söyleyeyim, bomba patladığı zaman, o akşam eğlenen insanların hiçbiri bu bölücü köşe yazarı kadar terör yanlısı değildir. ne diyor? yas tutulsun, bütün kanallar kapatsın kendini, ülke dursun. kanlı bedenleri sergileyen gazetelere ahlaksız diyen bu adam kendi yazdıklarıyla terörün daha büyük propagandasını yapıyor.
hepimiz ağlayalım ve teröre, devlet politikalarına, stratejik planlara, ota boka, halk olarak önce kendimizi sonra da ülkemizi teslim edelim.
bi durum vardır ya -ben uyduruyorum şimdi-; kaleme sahip olan insanın elleri maharetsiz ve derinlikten yoksunsa, kendi derinliğine sokup başka yerleriyle yazar ve okur hayatı. bu da bir "müsveddesidir" bu örneğin. varsın yazsın. Zaman onların zamanı zaten şimdi...

k.k.

Yorum Gönder

Lütfen ANONİM seçeneğiyle İSİMSİZ olarak yorum BIRAKMAYIN.

Web Siteniz var ise http:// protokolü ile ekleyin.

• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.

• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.

• Bu yazıya gelen yorumları takip etmek istiyorsanız, yorum formunun altındaki "Kaydol" bağlantısını kullanabilirsiniz.