Türkiye gündemi son yıllarda, AKP'ydi, laiklikti, CHP'ydi, türbandı, oydu buydu derken, bir de son Ergenekon ile iyice allak bullak oldu.
AKP kapatma davasının dün sonuçlanmasıyla da yepyeni tartışmalar peydah oldu haliyle. Bence siyaset de futbol gibi "mantık" olmayan bir kuram. Nasıl ki insanlar tuttukları takımın hatalarını görmeksizin, "ana avrat" yazılar yazabiliyor futbol konularında, siyaset de aynı mantık. Herkes dediğim dedik. Kimse beynindeki kılcal damarları zorlamaya tenezzül etmiyor, ezbere konuşuyor.
Gerçi insanlar haklı, güzel oynanıyor oyun ve neredeyse Adnan Menderes'ten beri bu kadar uzun süreli bir iktidar gelmemişti Türkiye'ye. Haliyle "istikrar" açılığı çeken bir millet için 6 senelik bir iktidar, "ilaç" gibi oldu... He neyin ilacıdır, nereyi iyileştiriyor gibi gösteriyordur bilinmez, ama öldürücü yan etkileri de çıkacaktır uzun vadede, işin üzücü yanı bu.
Bunun tek sorumlusu AKP mi? Tabii ki hayır. Aslında herşey, Adnan Menderes ve kafilesinin, İsmet (İnönü) Paşa'nın da göz yumarak, köy enstitülerini kapattırmasıyla başlamıştır. Köy Enstitüleri demişken, emekli bir öğretmenimizin şuradaki yazısını mutlaka ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Pek güzel.
CHP'ye alternatif olarak (ve tabii CHP'ye inanılmaz karalamalarla) demokrasinin önünü açacağı sanılan DP, neler yapmıştır neler. Yahu borcu 0'lanan (yazıyla sıfır) bir ülkeye, gelir ve giderleri de düzgün dönerken, niye borç alırsın?
Sonra bitmek bilmedi, Türkiye Cumhuriyeti'nin dertleri. 1961 Anayasası Dünya'daki sayılı "özgürlükçü" anayasalardandı. Tabii bize fazlaydı, değiştirildi, hem de %98 referandum sonucu muydu? Hani şu herkesin çok söylediği "halk iradesiyle", "kamuoyu ile" yani... Aaa ne garip herkes de şikâyetçi şimdi Anayasa'dan... Eheh...
İlke ve inkılap tarihi olsun, Osmanlı tarihi olsun, siyasi tarih olsun, Cumhuriyet tarihi olsun... Ne şartlarda, çevremizdeki koşullara ve elimizdeki imkânlara rağmen nasıl bir Cumhuriyet kurulmuş? İngilizi, Rusu, Fransızı daha biz fiilen bitmeden, ağızlarından akan sularla bizim topraklarımızı kendi aralarında nasıl paylaşmışlar bir açıp okuyabilir merak edenler, örneğin Sykes-Picot'u bilir misiniz?
Ne kolay değil mi şimdi, laf olsun diye konuşmak, bazı hırslar için memleketin halini görmemek...
Gerçi halen kimseyi suçlayamıyorum ki... Herkes bağlı olduğu ipi ve o iplerin kimde olduğunu göremez nihayetinde. Kimse hatta. Ama halbu ki herkes tek yürek tek bilek olacağına, varsa yoksa birbirimizi taşlayalım.
Efendim hepimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bize çizdiği yoldan ayrılmayan, çağdaş, modern ve demokratik; bilime, ilime önem veren ve bu yönde ilerleme kaydetmeyi başarmış, teknolojide ileriyi yakalayabilmiş; halkın refahı ve ferahı yüksek olan, eğitim ve öğrenim sisteminin oturtulduğu ve okuma yazma oranının yüzde yüzlere vardığı, tarım ve sanayide reformları uygulayabilen ve kendini yenileyebilen, tükettiğinden daha çok üreten, kazanan, dışa pazarlayabilen, Dünya pazarında söz sahibi olabilmiş, güçlü, bağımsız ve bölgesinde otoriter bir Türkiye istemiyor mu? İstemeyen varsa, en başta söylesin, muhattap olmayayım zaten boşuna. Fakat durum, onlar - biz, siz - biz, CHP'liler - AKP'liler, laikler - dindarlar (bu nasıl bir saçmalıksa, sanki laiklik = ateistlik) gibi zıtlıklara gelmiştir. Aklımıza başımıza devşirelim lütfen.
Bir de Ergenekon duruşmaları başlamadan, iddianameyi bile tam okumadan, atıp tutmaya başladı herkes. Maşallah Türk siyasi tarihi ve hatta ötesindeki tüm karanlık siyasi, toplumsal olayların faili Ergenekonmuş. Çok fantazi romanı okuyor sanırım insanlar. Hani tüm trafik kazalarından "Trafik canavarı" sorumludur ya, öyle birşey işte. Vov. Ürperdim.
Falan filan... Benden bu kadar şimdilik.
Sürçü lisan ettiysek affola, kalın sağlıcakla.

1 yorum:
17 Ağustos 2008 Pazar 11:40
Ellerine sağlık güzel yazı. Siyaset futbol yakınlaştırmana bir üçüncü kardeşi de ben eklemek istiyorum.
Köyde cenaze olur. Ahali tabutun arkasında mezarlığa doğru yola koyulur. Cemaatten bir saf Nasrettin Hocaya sorar: "Hocam cenaze götürülürken tabutun ne tarafında gitmeli? Sağında mı? Solunda mı? yoksa arkasında mı?" Hoca cevap verir: "İçinde gitme de neresinde gidersen git"
Ben de tabuta benzetiyorum siyaseti. İçinde olmayayım da neresinde olursam olayım diyorum...
Yorum Gönder
Uyarı 1: Lütfen ANONİM ismiyle yorum bırakmak yerine ADI/URL seçeneği tercih ediniz. URL (site adresi) girmeden de sadece ADINIZLA yorum bırakabilirsiniz.
Uyarı 2: Eğer Web adresinizi eklemek istiyorsanız, yazacağınız URL'nin (web adresi) başına http:// eklemeyi unutmayın.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.
• Bu yazıya gelen yorumları takip etmek istiyorsanız, yorum formunun altındaki "Kaydol" bağlantısını kullanabilirsiniz.
Teşekkürler.