Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İktidar Olmayı Ne Kadar İstiyor?

Uzunca zamandır kendime bu soruyu sorup duruyorum ve inanın cevap bulmakta zorlanıyorum. Aslında zorlanmıyorum... Özellikle dün ve bugün izlediğimiz (26 Nisan Cumartesi, 27 Nisan Pazar) CHP 32. olağan kurultayından da Deniz BAYKAL'ın bırakın oy çokluğu veya oy birliği ile çıkmasını, "tek adaylık" ile galibiyeti alması, fikirlerimi iyice kesinleştirdi.

Aynı şekilde uzunca bir zamandır da diyorum, 1992'de tekrar kurulan CHP'nin ATATÜRK'ün partisi olan CHP'yle alâkası kalmamıştır! Mustafa Kemal Atatürk'ün 9 Eylül 1923'te kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi), ne yazık ki 12 Eylül 1980 darbesiyle kapatılmış ve bitmiştir...

İnceleyelim...

Dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından 9 Eylül 1923'te kurulmuştur. 7 Ocak 1946'da Celal Bayar genel başkanlığında Demokrat Parti kurulup Türkiye'nin çok partili sistemi oturtma çabalarına kadar Cumhuriyet Halk Partisi hükümetleri şöyle olmuştur:

I. İnönü Hükümeti (30.10.1923-06.03.1924)
II. İnönü Hükümeti (06.03.1924-22.11.1924)
Okyar Hükümeti (22.11.1924-03.03.1925)
III. İnönü Hükümeti (03.03.1925-01.11.1927)
IV. İnönü Hükümeti (01.11.1927-27.09.1930)
V. İnönü Hükümeti (27.09.1930-04.05.1931)
VI. İnönü Hükümeti (04.05.1931-01.03.1935)
VII. İnönü Hükümeti (01.03.1935-01.11.1937)
I. Bayar Hükümeti (01.11.1937-11.11.1938)
I. Saydam Hükümeti (25.01.1939-03.04.1939)
II. Saydam Hükümeti (03.04.1939-09.07.1942)
I. Saraçoğlu Hükümeti (09.07.1942-09.03.1943)
II. Saraçoğlu Hükümeti (09.03.1943-07.08.1946)
Peker Hükümeti (07.08.1946-10.09.1947)
I. Saka Hükümeti (10.09.1947-10.06.1948)
II. Saka Hükümeti (10.06.1948-16.01.1949)
Günaltay Hükümeti (16.01.1949-22.05.1950)

1950 - 1960 yılları arasında Adnan Menderes hükümeti ile Demokrat Parti iktidar olmuştur.

27 Mayıs 1960 ihtilali ile de Demokrat Parti kapatılmış, Adnan Menderes idam edilmiştir.

İhtilal'den sonra 1961'de yapılan seçimlerde, hiçbir parti hükümet olmak için salt çoğunluğu yakalayamadığından, İnönü 20 Kasım 1961'de Adalet Partisi ile Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyon hükümetini kurmuştur.

VIII. İnönü Hükümeti (20.11.1961-25.06.1962)
IX. İnönü Hükümeti (25.06.1962-25.12.1963)
X. İnönü Hükümeti (25.12.1963-20.02.1965)

Partide Ecevit'in ön plana çıkmaya başlamasıyla CHP yeni bir vizyon kazanmıştı. Bülent Ecevit önderliğinde 3 CHP hükümeti kuruldu.

I. Ecevit Hükümeti (26.01.1974-17.11.1974)
II. Ecevit Hükümeti (21.06.1977-21.07.1977)
III. Ecevit Hükümeti (05.01.1978-12.11.1979)

12 Eylül 1980 darbesiyle Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı. Birçok partiyle beraber CHP de kapatıldı...

İşte Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi serüveni burada son bulmuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi ismini, 9 Eylül 1992 tarihinde tekrar kurulan ve Genel Başkanlığını Deniz Baykal'ın üstlendiği oluşumla tekrar görüyoruz. Bu tarihten beri de Baykal sadece 23 aylık bir süreçte koltuğundan uzak kalmıştır. Peki Baykal'lı CHP'nin seçim başarıları nasıldır?

Görüldüğü üzere kuruluşun ardından 49 sandalye ile başlayan CHP, 1999'da tamamen meclis dışı kalmış, 2002 ve 2007 seçimlerinde de ana muhalefet olarak yerini almıştır. İşin ilginci 2007 seçimlerinde 2002'ye göre 1 milyon fazla oy alan CHP sevinçlidir, kendini başarılı görmektedir... Ama bu 1 milyon oyun en büyük nedeni DSP ile olan birleşmedir.

Böyle bir tablo varken de bugün Baykal tek aday olarak girdiği genel başkanlık yarışında geçerli 1105 oyun 1021’ini alarak yeniden CHP Genel Başkanı seçildi.

Deniz Baykal, 1938 doğumludur. Yani şu an 70 yaşındadır ve belli ki en az 80'e kadar CHP'yi bırakma niyetinde değil. Peki CHP kurulu neden Baykal konusunda ısrarlı? Yerine çıkartacakları bir "lider"den mi yoksunlar, yoksa CHP ve Baykal iktidar yerine muhalefeti mi tercih ediyorlar?

2. soruyu düşünelim. Ana muhalefet partisisiniz, T.B.M.M'de yüksek sayıda milletvekilleriniz var, iktidar partisinden hükümet dışında bir eksiğiniz yok, elinizi taşın altına sokmadan sadece eleştiriyor, konuşuyorsunuz (yanlış anlaşılmasın asla AKP'yi korumuyorum, zaten blogumu takip edenler bilir). Hmm... Düşündürücü gerçekten. Ama merak ediyorum es kaza CHP iktidar olsa ve Deniz Baykal başbakanlığa geçse, bugün eleştirdiği kaç işe kolları sıvayıp girişebilir, muhalefetteyken yaptığı konuşmaların kaçını hayata geçirmeye teşebbüs edebilir?

Birşey demiyorum, tabii ki eleştirilecek, tartışılacak zaten muhalefet partisinin işi bu ve CHP'nin %70-%80 civarı eleştirilerine katılıyorum ancak mühim olan icraat biliyorsunuz. Bunları icraata dökebilme potansiyeli mühim olan.

AKP'nin 2 seçim öncesinde de olan seçim hazırlıklarına karşın CHP neler yapmıştır? Bir arkadaşımın anlattığı olay, bu konudaki görüşlerime de kesinlik kazandırdı. 2007 seçimlerinin hemen öncesinde CHP'ye üye olmak için giden arkadaşım ve babasının saatlerce bekletilmesi ve bir kişinin bile onlarla ilgilenmemesi sonucunda bir daha uğramamak üzere çıkarak uzaklaşmalarından ibaretti konu...

İsminde Halk geçen bir parti için ironik, öyle değil mi?

CHP'nin kısa vadedeki geleceğini tahmin etmek mümkün ama uzun vadede parti içinde köklü değişiklikler yapılması, vizyon ve misyonların gözden geçirilmesi gerekmektedir. Halkın artık Deniz Baykal'lı CHP'ye yönetimi teslim etmeyeceği aşikârken bu hırs veya inat olsa olsa koltuk sevdasından öteye gidememektedir (koltuğu teslim edecek birisi yok diyorsanız daha da fena) ama liderlik vasıflarına sahip, genç, bilgili ve otoriter bir genel başkan ile iyi örgütlenmiş bir CHP, eminim ki muhalefet partisi imajından kurtulacaktır, kurtulmalıdır... Tez zamanda...

İlgili Yazılar

Atatürk İlke ve İnkılapları
"Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!"
Kemalizm
Avrupa Birliği hakkında söyleyeceklerim vardı...
Demokrasi!
Atatürk İlke ve İnkılapları nedir, ne değildir? İnceleyelim...
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidar olmayı ne kadar istiyor?
Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım...
Laiklik ateistlik mi demektir veya Metallica konserindekiler satanist miydi?
Biz kaç kişiyiz, onlar kaç kişi? Biz kimiz, onlar kim? Anlamadım ben bu işi...
Kişiler laik olabilir mi, olamaz mı? Bunun cevabını arıyoruz...
Bu mudur demokrasi?
Davos'ta neler oldu? İnceleyelim...
Seçim yarışları: Ah CHP Vah AKP

3 Yorum:

Güven y.
27 Nisan 2008 Pazar 22:38  

Bu konu hakkında söylenecek çok şey var aslında. parti içi demokrasinin çalışmadığı partilerde (ki maalesef ülkemizdeki hemen her parti bu kategoriye giriyor) genel merkezden atanan delegelerin kendini atayan adayı seçmesi beklenecektir. chp il ve ilçe örgütlerine üyelik için başvuran insanların yüzüne bile bakılmaması, yeni üyelerin katılımının engellenmesi durumun ciddiyetini çok güzel özetliyor aslında. yeni üye demek delegelik için potansiyel tehlike demek çünkü. işleyen düzeni bozmaya ne gerek var değil mi?

deniz baykal'ın akp'ye yaptığı eleştirilerin hemen hemen hepsi doğru ve haklı. ama bu eleştirileri yaparken ülke sorunlarına hiçbir çözüm önerisi getirmemesini, chp'nin 92'den beri güya artan oy oranını başarı olarak sunmasını, "2 kere bıraktım geri çağırdınız" demesini açıklayacak kelime bulamıyorum. muhalefette kalmayı başarı olarak gören bir zihniyetle düzgün, planlı, programlı siyaset asla yapılamaz diye düşünüyorum.

maxigenous
28 Nisan 2008 Pazartesi 02:44  

Parti içi demokrasisini kadınlara pozitif ayrımcılık ilkesinden öteye götürememiş bir CHP'den bahsediyoruz burada.

Bir CHP'ki tarih boyunca gerçekten Türkiye'nin başına gelmiş en başarısız hükümetlerden birine karşı bile zafer kazanamamış, Sol bir parti görüntüsüne bürünmüş olmasına rağmen merkeze hatta sağa iyiden iyiye eğim gösteren Güneydoğuda miting bile yapmayan sonra "Bakın soluz Kürtçe türküler söylüyoruz" diyip kongrelerinde anlamsız gösterilerde bulunan. Particilikte siyasette yapılan en büyük hatayı yani alternatif göstermeden sadece karşı tarafı kötüleme yolunu seçen "Türk Muhalif" rolünü tarihinin başlangıcından beri sürdüren , halktan hergün daha fazla uzaklaşan Atatürk'ün 6 okunu yamuk yumuk hale getirip kendine koltuk yapan bir başkandan kurtulamayan, aldığı oyların tamamına yakınını sadece ve sadece kazanma ihtimali görünen Atatürkçü(lafta) AKP alternatifi tek parti olmasına borçlu olan bir partidir. Kötü yönetilmekte olmasının yanında Deniz Baykal'ın ölmesinden başka yönetimin bir revizyon geçirme ihtimalinin neredeyse yok olduğu partidir.

Yalnız bu parti için olabilecek en tehlikeli şey bana sorarsanız Sarıgül veya benzeri neler peşinde ve kimlere çalıştığı , ne olduğu belli olmayan adamların kontrölü ele geçirmesidir. İşte o gün şu anda can çekişmekte olan parti bütün ruhunu kaybederek ebediyete intikalini gerçekleştirecektir.

Şahsen Haluk Koç'u bu parti için bir kurtuluş olarak görüyordum ama parti içi demokrasiden bahsedemezken doğal olarak umutların soluşunu görmekten başka bir çaremiz de yok.

Bu CHP kaybetmeye mahkumdur. Umutsuzluktan çıkmanın tek yolu umarım bir gün daha fazla bölünmeye sebep olmaz.

Kağan
04 Mayıs 2008 Pazar 10:20  

Parti içi demokrasi tanımsızlığı, CHP ye uygun bir durum ancak bundan da öte ve önemli olan bir durum CHP'nin ne yapacağını bil(e)memesi: Başındakiler bunu pekala bilmekle birlikte tabanının hiçbir şey hakkında bir fikri yoktur.
Ve parti şu an amaçsızdır; bu nedenle köksalmış, muhalefetliğimi yapıyorum ya daha ne olsun! zihniyetinde olan bir Baykal yerine ne olduğu belli olan bir lider gerekli bu partiye. Bunun artık yabancılar bile farkında ve işte o farkındalıın sonucu; The Economist'ten bir Baykal esinlemesi: Teflon lider...
Genel bir CHP tasalağı yapmak gerekirse; Atatürk CHP sayesinde 'tabulaşmış', altı ok anlamsızlaşmış ve ben, benim gibiler Kemalizm, cumhuriyetçilik vb. kavramları kullanmamaya, her yerde sebepsiz yere Türk bayrağı görmekten sıkılmaya, bayrak fenomenlerinden nefret etmeye ve maalesef Atatürk'ün içinin boşaltılmasına tanık olmaya başladık. CHP miadının doldurmuştur.

Lütfen ADSIZ olarak yorum BIRAKMAYIN.

Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın.

URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise http:// protokolü ile adres yazın. Yoksa boş bırakabilirsiniz.

• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.

• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.