Özellikle gündemi kasup kavuran kapatma davasından sonra yine başladı "demokrasiye kara bir leke" söylemleri.
Yok böyle birşey.
1) Anayasada var olan bir madde.
2) İsterse bir partinin oranı %99 olsun, bu onu yargılanmaktan alıkoyamaz. 'Güçler Ayrılığı' kavramının mantığı bu değil mi? Yargı, Yasama, Yürütme tek ele verilmez ki "diktatörlüğe" dönüşmesin.
Demokrasi naraları atan, AB de, ABD de kendi işine geldiği gibi konuşuyor. Neymiş demokrasiye bir kara lekeymiş. Yargı halen 'bağımsız' ki bu süreç başlamış. Yani esasında demokrasinin bir getirisidir bu süreç.
Kaldı ki ne bu 'demokrasiye leke' lafları? Eğer "temizlerse" düşer dava zaten... Yok eğer değillerse de, sorarım size, demokrasiye zarar gelmesin diye (!) her yapılana amenna mı demek gerekmektedir yani?
3) Halkın iradesi... Hmm... Halk genel olarak bakıldığında yani büyük kitlelere vurulduğunda çok şey bilmeyebilir, bu Avrupa ülkelerinden tutun da Birleşik Devletlere; Asya'dan Uzakdoğu'ya kadar, dünyanın her yerinde geçerlidir. Çünkü takip etmez, araştırmaz, okumaz. Gördüğüne inanır veya günlük yaşamı onu ilgilendirir. O gün ekmeğini alabiliyorsa sorun yoktur. Dolayısıyla halk en doğruyu seçecektir gibi bir gerçek de olamaz. Oran ne olursa da olsun yaptıkları bu seçimler, seçilen kişilerin eline aklınıza gelebilecek her hakkı vermez, her yapacaklarını meşru kılmaz. Hitler de seçimle geldi başa. Hem de ezici çoğunlukla. Ama bu hakkı limitini aşarak kullandığı için "diktatör" ilan edildi. 2. Dünya Savaşı sonrası Doğu - Batı Almanya olarak ikiye ayrılacaklarını bilseler, o halk Hitler'i seçer miydi? Peki bu durumda Nasyonal Sosyalist Partiye "ne yapıyorsun sen birader?" diyebilen bir kurumun varlığı mı demokrasidir, yoksa yokluğu mu?
Her neyse, demek istediğim bu "halk iradesi" yeni bir kalkan oldu gidiyor. Herkes şikayetçi, demokrasiden dem vuruluyor ama amaç o halkın geleceğini kurtarabilmek zaten. Yarın %60 ile gelen bir parti bile olsa, kalkıp "ülkenin seçmenlerinin yarısından fazlası beni seçmiş, bundan böyle İstanbul benim efendim, adını da değiştiriyorum, Rıfkı yapıyorum!" gibi bir yaptırımda bulunsa ve onun bu hareketine karşı gelinse yine aynı şeyler söylenir mi? "Bırakın efendim müdahale etmeyin, demokrasiye kara bir lekedir bu müdahaleler, halk iradesi var adamda sonuçta, yapar tabii..."
Şimdi "öyle saçma örnek mi olur?" diye sorabilirsiniz... Ben de gülerim ve derim ki, AB uğruna önümüze koyulan ve geçirilen yasaları bir inceleyin bakalım, farkı varmıymış "mantıkta", Vakıflar Yasasına bakın, yabancı şirketlerin ülkede istedikleri kadar gayrimenkul alımına izin veren taslakları görün, bunlar olmazsa İstanbul'un son "ilçe" düzenlemelerini inceleyin... Çok da uzak değilmiş yahu bu "Rıfkı"...




4 Yorum:
Öncelikle halklar hakkettikleri şekilde yönetilirler diye bir söz var,çok da severim, sonra ise bundan ayrı olarak oy oranı nekadar çok olursa olsun, halktan bu kadar oy aldı diye bir partı veya hükümet diyelim istediğini yapma hakkına sahip değildir ve olmamalıdır zaten ki bu yüzden yasalar ve hükümeti denetleme mekanizmaları var ve bu denetleme mekanizmaları harekete geçmek için partinin aldığı oy oranına değil yaptığı icraatlara ve parti temsilcilerinin söylemlerine bakar, eğer anayasaya aykırı bulursada gerekli işlemlere baş vurur ki bu da bizim demokratik yapımızın içinde olan bir durumdur. Demokrasiyi korumaya çalışırken ülkeyi ülke yapan değerlerinde korunması gerektiği gibi ülke çıkarlarının ve geleceğinin de korunması esas alınmalıdır.Tekrar en baştaki söze dönersekte,evet halk verdiği oy oranında bunu hakediyor olabilir ama her karışında şehit kanı olan ve geçmişi büyük başarı ve kahramanlık öyküleriyle dolu bu topraklar bunu HAKKETMİYOR !!!
Demokrasi dediğim aklıma ilk gelen bu tanımın yunanca kökenli iki farklı yapıdan oluştuğunu ve bunların tanımlarıyla birlikte defalarca tekrar edildiği bir aksak zaf dersidir.
Ve kime göre neye göre demokrasi? Tanım tartışılır istenildiği kadar; bir sonuca varılamaz. İçimizde bulunduğumuz ise Osmanlı demokrasisidir. "Kul" mantığı devam etmektedir; "Benim halkım, Benim insanım" hitaplarına aşinadır kulaklarımız. Dün Özal, bugün RTE... Ancak sadede gelirsek hak ettiğimiz bu mudur? Evet, hak ettiğimiz Padişah'ın "kul için demokrasi" mantığıdır.
demokrasiyi mavnalarını artık umursamıyorum çünkü demokrai diye bir şey kaldığına inanmıyorum. böyle güzellikle ortaya koyulmuş bir kavramın da içini boşaltımp istenilen yere çekildiği iiçin demokrasiye de inancım yok.
ben olayın demokratik yapısıyla ilgilenömiyorum. beni suçlayabiliirler, ama şuanda ben kapatmaya ve bu davaya karşıyım. neden mi? çok açık değil mi neden. dünya ekonomisi şuanda büyük bir krizin eşiğinde, ha oldu olacak diye bekliyorlar ve bu kriz küçük büyük bütün dünyayı etkileyecek. böyle bir krizin eşiğinde zaten kırılgan(duygusal) olan türk ekonomisi bu iç çalkantı ile başedebilecek durumda değildir bence. ayrıca zaten kendi ekonomimiz bir süredir ortadaki bir krizin varlığını inkar edip, daha büyüğünün beklemektedir. büyük ihtimalle başsavcıda bunu az da olsa düşünerek davayı cuma günü borsalr kapandıktan sonra açarak en aızndan haftasonu herkes hazırlıklı olur ve pazartesi belki daha az kayıp verilir düşüncesindeydi.
ben kapatılmaısn demiyorum sadece zamanlanın yanlışlığına dem vuruyorum, bunun bilinmesini isterim. olaya ekonomik yaklaştığım için demokrasiyi, haklkı düşünmüyor sadce para umrunda da düşünüleblir, böyle düşünülmesi de doğaldır, düşüneni de yadırgamam ama herkesin de bildiği gibi kapitalizm o kadar büyük bir canavar oldu ki ekonomi bir ülkenin varlığını sağlamlaştırmasıi, gelişmesi, halkını mutlu edebilmesi için her zamankinden daha önemli hale geldi.
Her oyunun olduğu gibi demokrasinin de kendi kuralları vardır. Bu kurallara uyulduğu sürece demokrasi varlığını sürdürebilir. Altuğ'un da örneklediği gibi Hitler Almanya'sında kural çiğnenmiş ve demokrasi ortadan kalkmıştır. Aynı şekilde monarşinin dahi kuralı sabittir, bu kuralın çiğnenmesiyle ortada monarşi de kalmaz.
Eğer halk demokrasi adına kuralsız bir oyun istiyorsa bunun adı demokrasi değil anarşizm olur.
Lütfen ADSIZ olarak yorum BIRAKMAYIN.
Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın.
URL (İnternet Adresi) bölümüne Web Siteniz var ise http:// protokolü ile adres yazın. Yoksa boş bırakabilirsiniz.
• <b>, <i>, <a> gibi temel HTML etiketlerini kullanabilirsiniz.
• Küfür ve hakaretten uzak duralım, Türkçemizi düzgün kullanmaya çalışalım.